İslam dinine göre bilimsel çalışmanın iki temel amacı vardır. Bunlardan ilki ve en önemlisi, Allah'ın yarattığı evreni ve içindeki varlıkları inceleyerek O'nun varlığını, birliğini, sonsuz ilmini, kudretini ve sanatını anlamaya çalışmaktır. İslam inancında kâinat, Allah'ın isim ve sıfatlarının tecelli ettiği, O'nun büyüklüğünü gösteren bir "kitap" olarak kabul edilir. Kur'an-ı Kerim de sık sık insanları gökyüzüne, yeryüzüne, bitkilere, hayvanlara ve bizzat kendi yaratılışlarına bakmaya, bunlar üzerine düşünmeye (tefekkür etmeye) davet eder. Bilimsel çalışma yapmak, aslında bu ilahi davete uymak ve evrendeki hassas dengeyi, düzeni ve kanunları (sünnetullahı) keşfederek Yaratıcı'yı daha iyi tanımak ve O'na olan imanı güçlendirmektir.
Bilimsel çalışmanın ikinci önemli amacı ise, bu keşifler yoluyla elde edilen bilgiyi insanlığın ortak yararına (maslahatına) sunmaktır. İslam'a göre ilim, sadece teoride kalan bir bilgi yığını değil, aynı zamanda insanlara fayda sağlayan, onların hayatını kolaylaştıran, yeryüzünü daha yaşanabilir bir yer hâline getirmeye (imar etmeye) yardımcı olan bir araç olmalıdır. Tıp alanında hastalıklar için çareler aramak, mühendislik alanında insanların ihtiyaçlarını karşılayacak yapılar inşa etmek veya ziraat alanında daha verimli ürünler elde etmek gibi çalışmalar, Allah'ın yarattıklarına hizmet etmenin bir yolu olarak görülür ve bu da ibadet sayılan bir davranıştır.