Bu hadis-i şerif, liyakat konusunu, yani bir işi veya görevi, o işi en iyi bilen, o konuda uzman (ehil) olan kişiye verme gerekliliğini anlatır. Emanetin, yani sorumlulukların ve görevlerin, hak etmeyen veya o konuda yetkinliği olmayan kişilere verilmesi durumunda toplumsal düzenin bozulacağını, işlerin ters gideceğini ifade eder. "Kıyametin kopması" ifadesi, o işteki düzenin tamamen altüst olması anlamında kullanılır.
Sizin verdiğiniz örnek, bu hadisin vurguladığı duruma bir örnek sayılabilir. Meslek dersleri, o mesleğe özgü bilgi ve becerileri gerektiren teknik derslerdir. Bu dersin eğitimini almamış, o alanda uzmanlaşmamış bir Tarih öğretmeninin bu derse girmesi, "işin ehli olmayan kişiye verilmesi" olarak yorumlanabilir.
Anlattığınız gibi, öğretmenin o dersin içeriğini (Meslek dersi) işlemeyip, kendi uzmanlık alanı olan inkılap konularını işlemesi de bu durumu destekler. Kişi, uzmanı olmadığı bir alanda yetersiz kaldığı için, kendini yetkin hissettiği alanı (Tarih) anlatıyor olabilir. Bu durumda, öğrencilerin o meslek dersinden almaları gereken eğitimi alamamaları, o işin düzgün yürümeyip bozulduğunu gösterir. İşlenmeyen bir konudan, o dersin ehli olmayan birinin zor ve uzun cevaplı sorular sorması da bu düzensizliğin bir sonucudur.