Bahsettiğiniz hadis-i şerif, Peygamber Efendimiz'in (SAV) sağlık, temizlik ve manevi korunma amaçlı tavsiyelerini içeren önemli bir uyarısıdır. Sahih hadis kaynaklarında, gece yatmadan önce kapların üzerinin örtülmesi, su kırbalarının ağızlarının bağlanması ve kapıların kapatılması öğütlenir. Bu tavsiyenin hikmetleri arasında, yiyecek ve içeceklere zararlı şeylerin (o dönemin şartlarında haşereler, mikroplar veya veba gibi hastalıklar) bulaşmasını engellemek ve aynı zamanda manevi olarak şeytanın kapalı kaplara ve örtülü yiyeceklere müdahale edemeyeceği inancı yer alır.
"Biz bunu neden yapamıyoruz?", "Gençliğin durumu", "Hayber'in Fethi'ni bilmemek" ve "Şeriat'tan kaçış" gibi dile getirdiğiniz konular ise çok derin, karmaşık ve birden fazla sebebi olan toplumsal meselelerdir. Bu sorular, inanç, sosyoloji, psikoloji ve eğitim alanlarını kapsayan geniş çaplı değerlendirmeler gerektirir.
Ancak bu tür konular tartışılırken, eğitim uzmanları ve toplum bilimciler genellikle çeşitli etkenler üzerinde dururlar. Modern yaşamın getirdiği değişiklikler, teknoloji ve internet aracılığıyla çok farklı bilgi kaynaklarına ve yaşam tarzlarına maruz kalınması, nesiller arasındaki değer aktarımındaki farklılıklar ve dini eğitimin verilme yöntemleri gibi konular bu tartışmaların merkezinde yer alır. Tarihi bilgi (Hayber'in Fethi veya Peygamberimizin vefat tarihi gibi) eksikliği ise genellikle eğitim müfredatları ve okuma alışkanlıklarıyla ilgili bir konu olarak ele alınır.