Değerli öğretmenim ve sevgili arkadaşlarım,
Bugün burada hepimizin dilinden düşmeyen ama aslında anlamı üzerine çok derin düşünmemiz gereken bir duygudan, vatan sevgisinden bahsetmek istiyorum. Çoğumuz vatan dendiğinde sadece harita üzerindeki sınırları veya üzerinde yaşadığımız toprak parçasını anlıyoruz. Oysa vatan, bundan çok daha fazlasıdır. Vatan; sabah uyandığımızda duyduğumuz o tanıdık sesler, bayramlarda elini öptüğümüz büyüklerimiz, okul bahçesinde koşturduğumuz o zemin ve gölgesinde dinlendiğimiz ağaçtır. Yani vatan, bizim hikayemizin yazıldığı, kendimizi ait hissettiğimiz o büyük yuvadır.
Peki, bu güzel vatanı sevmek sadece "Ben vatanımı seviyorum" diye bağırmakla veya özel günlerde şiir okumakla mı olur? Asla. Gerçek vatan sevgisi, süslü cümlelerle değil, emekle ve alın teriyle ölçülür. Mustafa Kemal Atatürk'ün bize rehber olan o harika sözünü hatırlayalım: "Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır." İşte bizim pusulamız tam olarak bu olmalı. Eğer biz şu an öğrenciysek, bizim vatan sevgimiz derslerimize günü gününe çalışmaktır. Sıramızı karalamamak, yerdeki çöpü alıp kutuya atmak, arkadaşlarımıza karşı dürüst olmak, aslında en büyük vatanseverlik göstergesidir.
Geçmişte atalarımız bu toprakları korumak için canlarını ortaya koydular, cephelerde savaştılar. Bugün ise şartlar değişti. Artık vatan savunması sadece sınır boylarında nöbet tutarak yapılmıyor. Laboratuvarlarda, kütüphanelerde, bilgisayar başlarında yapılıyor. Bizim savaşımız cehaletle ve tembellikle. Eğer biz bu ülkeyi teknolojide, bilimde, sanatta ileri taşımazsak, sadece kuru bir sevgi sözcüğüyle vatanımıza olan borcumuzu ödeyemeyiz.
Vatan sevgisi yorulmadan çalışmak, üretmek ve bu ülkenin her karışına sahip çıkmaktır. İşini en iyi yapan doktor, en adaletli davranan hakim, en sağlam binayı yapan mühendis olmaktır hedefimiz. Gelin, biz de şimdiden söz verelim; görevimizi en iyi şekilde yapacağız ve bu güzel ülkeye olan sevgimizi başarımızla ispatlayacağız. Beni sabırla dinlediğiniz için hepinize teşekkür ederim.