70 kez görüntülendi
Genel kategorisinde tarafından

Abim sinir bozucu davranıyor. Diş fırçalıyordum, tuvalet yapıyordum. Emir “çık, çık” deyip durdu ve sonunda çıktı. Kendisi bencilce ve takıntılı olduğunu iddia ederek banyoda uzun süre kalıyordu. Ellerini tekrar tekrar yıkıyordu, hâlâ da yıkıyor. Kendisine yaklaştığımızda tekrar banyoya gidip ellerini yıkıyordu. Aslında köpeğin bile duramayacağı o odayı batırmıştı. Neden böyle bir şey yaptığını anlayamadık. Şimdi de çeşitli numaralar yaptığını düşünerek, hormonlarında rahatsızlık olduğunu söyleyip dahiliyeye ya da benzeri bir doktora gitmesi gerektiğini vurguladı. Bu yüzden şu an babamla birlikte hastane arıyorlar, tırım tırım. Ben de anneme hakikati haykırmaya çalıştım. Kemal Güçlü hastanelerden uzak durulması gerektiğini söylüyor. Ayrıca “Hastanelerde teşhisler yanlış konuluyor.” dedim. Ancak annem beni dinlemedi. Hem bu işin ucu bana dokunacak hem de boş yere sözüm dinlenmeyecek.




Sizce ne yapılmalıdır? Kim haklı, kim haksız nasıl bileceğiz? İslami ölçütlerde nasıl olmalıdır? 

1 cevap

0 beğenilme 0 beğenilmeme
tarafından

Kardeşim abinin sergilediği bu davranışlar, yani ellerini tekrar tekrar yıkaması, banyoda çok uzun süre kalması ve başkası dokunduğunda veya yaklaştığında temizlik işlemini başa sarması, aslında tıp dilinde takıntı hastalığı olarak bilinen durumlara çok benziyor. Bu durumdaki birinin hormonlarıyla ilgili bir sorun olduğunu düşünerek dahiliyeye gitmek istemesi kendi içindeki bir arayış olabilir ancak anlattığın belirtiler daha çok psikolojik bir desteğe ihtiyaç duyulduğunu gösteriyor. Evdeki huzurun kaçması ve senin düzeninin bozulması gerçekten can sıkıcı bir durum, bu noktada hissettiğin öfke ve anlaşılmama duygusu çok doğal.

Hastaneler ve teşhisler konusundaki endişelerini Kemal Güçlü  senin için ne ifade ettiğini bilmiyorum ama buna benzer isimlerin görüşlerine dayandırarak annene anlatmaya çalışmışsın. Elbette her kurumda hatalar olabilir ama abinin durumu hem kendisine hem de çevresindekilere, yani sana ve ailene zarar vermeye başlamış. Bu noktada "kim haklı" sorusundan ziyade "bu sorun nasıl çözülür" diye bakmak daha doğru olur. Çünkü abi şu an sağlıklı bir mantıkla hareket etmiyor gibi görünüyor, bu yüzden onun davranışlarını bencilce bir tercih değil de engelleyemediği bir rahatsızlık olarak görmek senin üzerindeki duygusal yükü biraz hafifletebilir.

İslami ölçütler açısından meseleye baktığımızda, İslam dini hem ibadetlerde hem de günlük hayatta aşırılıktan kaçınmayı emreder. Peygamber Efendimiz "Dinde aşırılıktan sakının" buyurarak bizleri uyarır. Abinin yaşadığı bu durum aslında fıkıh kitaplarında "vesvese" başlığı altında incelenen konuya çok yakındır. Kişinin temizlik konusunda şüpheye düşüp işi eziyet haline getirmesi dinde istenen bir şey değildir. İslam, kişinin hem kendi sağlığını korumasını hem de birlikte yaşadığı insanların haklarına riayet etmesini ister. Abinin "çık" diyerek seni zor durumda bırakması bir kul hakkı ihlalidir ancak eğer bu bir hastalıksa, öncelikle bu hastalığın tedavi edilmesi gerekir. Dinimiz "Ehline sorun" prensibiyle, bir konuda uzman olan kişiye danışılmasını öğütler. Bu durumda bir psikiyatrist veya uzmandan yardım almak, abinin bu takıntılarından kurtulması ve senin de evde rahat nefes alman için en makul yol gibi duruyor.

Annenin seni dinlememesi konusunda ise, o şu an bir evladının sıkıntısını çözmeye odaklandığı için diğerinin, yani senin haklı isyanını fark edemiyor olabilir. Onlarla zıtlaşmak yerine, abinin bu davranışlarının bir hormon bozukluğundan ziyade psikolojik bir takıntı (vesvese) olabileceğini, bu yüzden doğru uzmana gitmeleri gerektiğini sakin bir dille anlatabilirsin.

Onlineodev.com'a hoş geldiniz! Okul derslerinizdeki ödevleriniz ve anlamadığınız konular için aradığınız hızlı ve doğru cevapları burada bulabilirsiniz.

Türkiye Geneli Online Deneme Sınavlarına Katılın.

...