Zaman olarak akşam vakti, mekân olarak da küçük mahalle kahvesi ve bahçesi açıkça belirtilmiş, bu yüzden A şıkkı söylenebilir. Metinde geçen tipinin çılgınca savrulması veya karın işlemesi gibi kelime gruplarında mecaz anlamlı sözcükler kullanıldığını görebiliyoruz, C şıkkını da eliyoruz. Yazar yapraklarını dökmüş söğüt ağaçları, mora kaçan beyaz ışık, ince belli çay bardakları ve mavi boyalı kasımpatılar gibi sözcüklerle ortamı gözümüzde canlandıracak harika bir betimleme yapmış, D şıkkı da kesinlikle var. Hikayeyi anlatan kişi gittiğim, yadırganmadım, daldım gibi birinci tekil şahıs ekleriyle olayı kendi başından geçiyormuş gibi anlattığı için kahraman bakış açısı da kullanılmıştır diyebiliriz. B şıkkına baktığımızda ise parçada kar, tipi ve kara yel gibi soğuğu çağrıştıran unsurlar olsa da yazar bunların tenindeki hissini, yani üşümeyi, sıcaklığı veya herhangi bir fiziksel teması anlatmıyor. Sadece dışarıdaki bu kış manzarasını görsel olarak, ağırlıklı olarak görme duyusuyla tasvir ediyor. Bu metinde dokunma duyusuyla ilgili bir ayrıntı bulunmadığı için doğru cevap B şıkkıdır.