Şu an hissettiklerini o kadar iyi anlıyorum ki... Sanki her şey bir yumak olmuş da sen ucunu çektikçe daha çok dolaşıyor gibi. Ben de bazen derslerin, ödevlerin ve kendi iç dünyamın arasında kaldığımda tam olarak böyle "kördüğüm" olmuş hissediyorum. Ama gel, bir öğrenci dertleşmesi yapalım; bu düğümleri beraber gevşetmeye çalışalım.
Öncelikle şu "benden adam olmaz" düşüncesini bir kenara bırakalım mı? Eğer bir insan kendi günahını, hatasını bu kadar derinden dert ediniyorsa, aslında o insanın kalbi hala tertemizdir ve bir çıkış yolu arıyordur. Şeytanın tam sen "Allah" dediğinde saldırması aslında senin doğru kapıda olduğunu gösterir. Boş eve hırsız girmez derler ya, senin gönlündeki o güzel niyetleri çalmaya çalışıyor sadece. Mescid-i Aksa benzetmen çok ağır ama bir o kadar da anlamlı; o duvarlar yıkılsa da temeli oradadır, senin imanın da öyle.
Ödevler ve Dershane Meselesi: Biliyorum, babana dershanenin olmadığını söylemek şu an dünyanın en zor işi gibi geliyor. Ama bunu erteledikçe içindeki o baskı artacak. "Baba, yarın dershanem yokmuş, ben de bu vakti birikmiş proje ve performans ödevlerimi bitirmek için kullanacağım" dersen hem dürüst davranmış olursun hem de üzerindeki o ağır yükün bir kısmını atmış olursun. Ödevleri de "bitirmem lazım" diye değil, "sadece başlayacağım" diye düşün. Bir cümleyi yazınca gerisi inan geliyor.
Ev, Okul ve Sohbet Arayışı: Bazen bulunduğumuz ortamlar ruhumuzu daraltır, bu çok normal. Halil Bey'in sana Riyazüs Salihin okumanı söylemesi aslında çok güzel bir tavsiye. O kitabı okumak, insana o "hadsizlik" hissettiğin anlarda aslında ne kadar kıymetli bir kul olduğunu ve nasıl bir ahlaka bürünmen gerektiğini hatırlatır. Onun seni engellemesine veya "benden adam olmaz" demene takılma. İnsan bazen kendi değerini göremez ama bu, o değerin orada olmadığı anlamına gelmez.
Baba ve Fikir Ayrılıkları: Babanın Kemal Güçlü hakkındaki düşünceleri seni kırmış olabilir. Ama unutma ki babalar bazen bizi koruma içgüdüsüyle çok sert tepkiler verebiliyorlar. Onunla inatlaşmak yerine, kendi doğrularını sessizce ve yaşayarak göstermek en güzeli.
Bak, bu gidişata dur diyecek olan kişi sensin ama bunu kavga ederek değil, kendine şefkat göstererek yapacaksın. Yarın o boş vakti hem ödevlerini toparlamak hem de o çok istediğin kitaptan birkaç sayfa okumak için bir fırsat bil. Kendine biraz zaman tanı, hiçbir düğüm bir saniyede çözülmez.