Parçada anlatılan dünyevileşmeye karşı sade yaşam arayışı, tasavvufun gelişim sürecindeki Zühd Dönemi'ni başlatmıştır. Bu dönem, İslam'ın ilk yüzyıllarında, özellikle Emeviler döneminde sınırların genişlemesi ve lüksün artmasıyla birlikte ortaya çıkan manevi bir tepki hareketidir.
Bu dönemin temel özelliği, gösterişten ve dünya malına olan aşırı bağlılıktan kaçınarak, Hz. Peygamber ve ashabının yaşadığı sade hayat tarzına geri dönme çabasıdır. Zühd döneminde ön plana çıkan kişiler, kalplerini dünya sevgisinden arındırmaya, çok ibadet etmeye ve azla yetinerek nefis terbiyesine odaklanmışlardır. Henüz kurumsallaşmış tarikatlar veya karmaşık tasavvufi nazariyeler yoktur; bunun yerine bireysel dindarlık, korku ve umut arasında bir ibadet hayatı ile haramlardan olduğu kadar şüpheli şeylerden de kaçınma anlayışı hâkimdir. Bu dönem, daha sonra gelecek olan ve tasavvufun bir bilim dalı haline geldiği Tasavvuf Dönemi'nin de temelini oluşturmuştur.