Tablodaki eserlerin ait olduğu yazarlar sırasıyla şöyledir:
|
ESERLER
|
YAZARI
|
|
Köşebaşı / Koçyiğit (Köroğlu)
|
Ahmet Kutsi Tecer
|
|
Beş Şehir / Sahnenin Dışındakiler
|
Ahmet Hamdi Tanpınar
|
|
Bir Adam Yaratmak / Birkaç Tahlil
|
Necip Fazıl Kısakürek
|
|
Sarı Yazma / Karartma Geceleri
|
Rıfat Ilgaz
|
|
Ömrümde Sükut / Abbas
|
Cahit Sıtkı Tarancı
|
Altıncı soruda bahsedilen, "Sanat" şiiriyle memleketçi edebiyatımızın ilk bildirisini ortaya koyan ve Türk şiirinin en güçlü isimlerinden biri olan yazarımız Faruk Nafiz Çamlıbel'dir. Biz onu genellikle Beş Hececiler topluluğunun en önemli şairi olarak tanıyoruz ama edebiyat derslerimizde tiyatro ve roman ünitelerinde de onun adına rastlamamız mümkündür.
Tiyatro ünitesi açısından baktığımızda, Faruk Nafiz'in Cumhuriyet dönemi tiyatrosuna önemli katkılar sunduğunu görürüz. Bu dönem tiyatrosunun temel amacı halka ulaşmak, milli bilinci aşılamak ve Türk tarihinin kahramanlıklarını sahneye taşımaktır. Faruk Nafiz de bu amaca uygun olarak hem manzum yani şiir şeklinde hem de mensur yani düz yazı şeklinde tiyatro eserleri kaleme almıştır. Canavar, Akın, Özyurt, Kahraman ve Yayla Kartalı yazarın en bilinen tiyatro oyunlarıdır. Yazar bu oyunlarında Türk tarihinden destansı motifleri, vatan sevgisini ve köy hayatının gerçeklerini işleyerek seyircide bir milli uyanış yaratmayı hedeflemiştir. Özellikle manzum tiyatroları, onun güçlü şairlik yeteneğinin sahne sanatlarıyla ne kadar başarılı bir şekilde birleştiğini gösterir.
Roman ünitesiyle ilişkisine geldiğimizde ise Faruk Nafiz'in romancı kimliğinin şair ve tiyatrocu kimliğinin biraz daha gerisinde kaldığını söyleyebiliriz. Ancak yine de bu türde verdiği eserler dönemin edebi zevkini yansıtması bakımından kıymetlidir. Yıldız Yağmuru adlı romanı, yazarın bu türdeki en meşhur eseridir ve otobiyografik özellikler taşır. Yazar bu romanda kendi gençlik yıllarından, anılarından ve aşklarından izleri okuyucuya aktarır. Ayşe'nin Doktoru ise onun bir diğer roman denemesidir. Ayrıca unutmamamız gereken çok önemli bir nokta var; Faruk Nafiz'in "Sanat" şiiriyle savunduğu memleketçi edebiyat anlayışı, roman türünü de derinden etkilemiştir. Onun şiirle başlattığı "Anadolu'ya ve kendi öz değerlerimize yönelme" fikri, roman yazarlarımıza da ilham vermiş ve Türk romanının İstanbul'un dar sınırlarından çıkıp gerçekçi bir gözle Anadolu coğrafyasına açılmasına büyük bir zemin hazırlamıştır.