Tımarlı sipahilerin sayısının azalmasının altında yatan en önemli sebeplerden biri dünyadaki savaş yöntemlerinin değişmesidir. Avrupa'da tüfekli askerlerin ve ateşli silahların önemi artınca Osmanlı Devleti de atlı askerler yerine daha çok piyade yani yeniçeri yetiştirmeye başlamıştır. Sipahiler kılıç ve ok kullandıkları için bu yeni teknoloji karşısında yetersiz kalmışlar ve devletin onlara olan ihtiyacı azalmıştır. Bir diğer önemli sebep ise tımar sisteminin adaletsiz bir şekilde yönetilmeye başlanmasıdır. Eskiden sadece kahramanlık gösteren askerlere verilen topraklar zamanla saraydaki bazı kişilere veya askerlikle hiç ilgisi olmayanlara rüşvet ve torpil yoluyla dağıtılmıştır. Bu durum gerçek askerlerin küsmesine ve sistemin dışına itilmesine yol açmıştır.
Ekonomik krizler ve paranın değerinin düşmesi de sipahileri vurmuştur. Topraktan topladıkları vergiler kendi masraflarını ve yanlarında getirmek zorunda oldukları askerlerin yani cebelülerin giderlerini karşılamaya yetmeyince sipahiler ekonomik olarak çökmüşlerdir. Ayrıca Anadolu’da yaşanan Celâli İsyanları yüzünden köylülerin tarlalarını bırakıp kaçması vergi gelirlerini tamamen bitirmiştir.
Savaşların çok uzun sürmesi de sipahilerin yıllarca evlerinden ve topraklarından uzak kalmasına, bu yüzden de üretim düzeninin bozulmasına neden olmuştur. Devletin merkezi otoritesinin zayıflamasıyla birlikte yerel yöneticilerin bu toprakları kendi çıkarları için kullanması da sipahi sayısının hızla düşmesini tetiklemiştir. Tüm bu etkenler bir araya gelince bir zamanlar Osmanlı ordusunun en güçlü parçası olan tımarlı sipahilerin sayısı giderek azalmış ve sistem işleyemez hale gelmiştir.