Türkiye ile Yunanistan arasındaki kara suları sorunu temelde Ege Denizi'nde ülkelerin karasularının genişliğinin ne kadar olması gerektiğiyle ilgili bir anlaşmazlıktır. Uluslararası hukukta devletlerin kıyılarından itibaren belirli bir mesafeye kadar olan deniz alanı üzerinde egemenlik hakları bulunmaktadır ve 1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi karasularının en fazla 12 deniz miline kadar çıkarılabileceğine imkan tanımaktadır. Yunanistan bu 12 mil sınırını kendi hakkı olarak görürken Türkiye ise Ege Denizi'nin coğrafi yapısı ve özel durumu nedeniyle bu genişletmenin Ege'de bir kapatma etkisi yaratacağını ve açık deniz alanlarını yok ederek Türkiye'yi kendi kıyılarına hapsedeceğini savunmaktadır.
Ege Denizi'nin kendine has coğrafi yapısında bulunan çok sayıdaki ada ve adacık nedeniyle karasularının 6 milden 12 mile çıkarılması durumunda Ege Denizi'nin yaklaşık yüzde 70'inin Yunanistan egemenliğine gireceği ve Türk karasularının diğer bölgelere çıkışının engelleneceği ifade edilmektedir. Bu nedenle Türkiye, Ege'deki özel durumu gerekçe göstererek 12 mil genişliğinin uygulanmasının bir casus belli yani savaş sebebi sayılacağını 1995 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi kararıyla resmen ilan etmiştir. Yunanistan ise 12 mil mesafesini egemenlik hakkı çerçevesinde değerlendirmeye devam etmekte ve bu durum iki ülke arasında deniz yetki alanları, kıta sahanlığı ve hava sahası sorunlarıyla birleşerek süregelen bir gerginlik alanı oluşturmaktadır.