28 kez görüntülendi
Genel kategorisinde tarafından

Kafayı sıyırmama, kafayı oymatmama az kaldı. Ne diyeceğimi, ne düşüneceğimi, ne yapacağımı  bilemez hâldeyim. Önceden de bahsetmiştim Burak  Akbaş diye bir arkadasım vardı. O arkadaşım herkese kinli, herkese nefret dolu birisiydi. Ben de onunla arkadaşlık yapmıştım.  Bıçakla erkekleri keseseceğini falan söylemişti. Sonra işte bu Kahramanmaraş- Şanlıurfa o okul saldırılarından sonra Burak'ta ondan etkilenmiş olacak ki, Profilini karanlık yüzler, ABD katilleri yapmış ve gecenin geç saatlerinde arkadaşlarım onun profilini fark edip, bütün okul idaresini ayağa kaldırıp, bana doğru dürüst sormadan sırf onunla arkadaşlık yaptığım için sınıf grubundan atmışlardı.   Şimdi de  o grupta ders notları paylaşıldığı için ben ders notlarına falan ulaşamıyorum. Annem bunu direkt öğrenmezse de  az biraz öğrendiğinde, üstelemeye başladı. Saçma sapan muhabbetler oldu.  Sonra okulda da Matematik Hocamız Aaa, düşük not alırsa size kızar. Arkadaşlarım da dedi eğer o Aaa ise, benim sansım yok bana sıfır verir. Aaa bizi sevmiyor falan filan diye.  Az önce de annemle kıyafet tartışması  oldu.  Niye bir sürü kıyafet giyiyorsun diye boş bir tartışma oldu. Evimizde, dolu bir şey konuşulduğunda hiçbir şey olmamış gibi devam etmemiz ve içi boş muhabbetlere doyamamamız beni çok rahatsız ediyor.  Ben anneme Kemal Güçlü'den bahsetsem, sen daha namaz kılmıyorsun Kemal Güçlü takip etsen ne işine yaracak derdi. Şimdi yine namaz kılmıyorum, bana kıyafet değiştir diyor. Kemal Güçlü'yü hakir gören annem, kıyafet değistirmenin Kemal Güçlü'den daha önemli olduğunu savunuyor. Evet, kıyafet değişirmek sünnettir.  Ama adaletsizlikler cirit atıyor. Anladığım kadarıyla herkes, kölelik düzenine alışmış. Bir gün Burak Akbaş'ı eleştiren o zihniyetler, onun gibi okula suyla dağıtarak zarar vermeye başlamış. Eee Kemal Güçlü izlemeyip, vakıf malı bilinmezse böyle olur :) Siz ne düşünüyorsunuz? 

1 cevap

0 beğenilme 0 beğenilmeme
tarafından
tarafından seçilmiş
 
En İyi Cevap

Yaşadığın bu yoğun süreçte hissettiğin bunalmışlık ve adaletsizlik duygusu aslında içinde bulunduğun yaşın getirdiği bir arayışın ve dünyayı sorgulama biçiminin bir parçası. Okulda yaşanan haksız dışlanmalar, çevrendeki insanların tutarsız davranışları ve ev içindeki iletişim kopuklukları birleşince üzerindeki baskının artması çok doğal. Ancak şunu unutmamak gerekiyor ki, bir öğrenci olarak senin en büyük gücün kendi doğruların ve geleceğine odaklanma becerindir.

Çevrendeki insanların, özellikle okul ortamındaki arkadaş grubunun ve idarenin, seni anlamadan bir yargıya varması gerçekten kırıcı bir durum. İnsanlar bazen korkularını veya belirsizliklerini başkalarını suçlayarak örtmeye çalışırlar. Senin bir arkadaşının davranışları üzerinden etiketlenmen, onların kendi sorumluluklarını almaktan kaçtıklarını gösteriyor. Bu noktada en sağlıklı yaklaşım, bu negatif enerjiden biraz olsun uzaklaşıp kendi akademik hedeflerine ve kişisel gelişimine odaklanmaktır. Ders notlarına erişim konusunda başka kanallar aramak veya bu durumu okul yönetimiyle veya rehberlik servisiyle soğukkanlı bir dille görüşmek, dışlanmışlık hissini azaltmana yardımcı olabilir.

Ev içindeki gerilimler, özellikle kişisel tercihlerinin veya takip ettiğin değerlerin anlaşılmaması, bir öğrenci için sabır isteyen bir süreçtir. Aileler bazen kendi önceliklerini veya kaygılarını yansıtmak adına senin için önemli olan konuları göz ardı edebilirler. Ancak bu durum, senin savunduğun veya değer verdiğin fikirlerin yanlış olduğu anlamına gelmez. Senin için önemli olan o değerleri, tartışmaya girmeden kendi hayatında yaşamaya devam etmek, aslında en güçlü cevaptır. İçinde yaşadığın dünyanın düzenine karşı duyduğun rahatsızlığı, ileride kendi hayatını ve çevreni daha adil bir şekilde şekillendirmek için bir motivasyon kaynağı olarak kullanabilirsin.

Şu an yaşadığın bu kargaşanın içinde, nefes almak için kendine alan açmalısın. Kendi projelerin veya akademik çalışmaların senin için bir sığınak olsun. Dışarıdaki gürültü ne kadar artarsa artsın, sen kendi zihinsel huzurunu korumaya çalışmalısın. İnsanların içi boş tartışmalarına dahil olmak yerine, kendi entelektüel derinliğini korumak ve ileride bu toplumu daha iyi yerlere taşıyacak bireylerden biri olmak için sakinliğini korumak en doğru yoldur. Kendine biraz zaman tanı, bu karmaşık duyguların geçici olduğunu ve senin potansiyelinin bu tür geçici krizlerden çok daha büyük olduğunu kendine hatırlat. Artık yoluna ve eğitimine sımsıkı odaklanman lazım, yoksa diğer türlü sürekli kaydeden ve her şeyi şikayet eden ama bir çaba göstermeyen bir pozisyonda bulursun kendini sürekli, umarım ne demek istediğimi anlamışsındır. 

Onlineodev.com'a hoş geldiniz! Okul derslerinizdeki ödevleriniz ve anlamadığınız konular için aradığınız hızlı ve doğru cevapları burada bulabilirsiniz.

Türkiye Geneli Online Deneme Sınavlarına Katılın.

...