1946 seçimlerinde uygulanan “Açık Oy Gizli Sayım” sisteminde seçmen oyunu herkesin gözü önünde kullanır, ancak oyların sayımı gizli yapılırdı. Bu durum seçmen üzerinde baskı oluşturabilir ve seçim güvenilirliğini zedeleyebilirdi.
1950 seçimlerinde uygulanan “Gizli Oy Açık Sayım” sisteminde ise seçmen oyunu gizli kullanır, oylar herkesin gözü önünde açıkça sayılırdı. Bu yöntem seçmenin özgür iradesini korur ve seçimlerin daha adil, güvenilir olmasını sağlar.
Bu iki seçim sistemi arasındaki temel fark, seçmenin özgür iradesi ve seçim güvenliği (şeffaflık) konularındaki demokratik yaklaşımdır. Sınavda tam puan (10 puan) almak için aralarındaki farkı şu şekilde açıklayabilirsiniz:
Açık Oy: Seçmenler oylarını herkesin (özellikle idari amirlerin ve görevlilerin) görebileceği şekilde açıkça kullanırdı. Bu durum, seçmen üzerinde psikolojik ve siyasi baskı oluşturarak özgür iradesiyle oy vermesini engellemiştir.
Gizli Sayım: Kullanılan oyların sayımı ve dökümü halkın gözünden uzak, kapalı kapılar ardında sadece görevliler tarafından yapılmıştır. Bu durum şeffaflığı ortadan kaldırmış ve seçim sonuçlarına hile karıştığı iddialarına (şaibeye) yol açmıştır.
Gizli Oy: Seçmenler oylarını kapalı oy kabinlerinde, kimsenin görmeyeceği şekilde gizlice kullanmaya başlamıştır. Bu uygulama, seçmenin hiçbir baskı altında kalmadan tamamen kendi hür iradesiyle tercih yapmasını sağlamıştır.
Açık Sayım: Oyların sayımı ve dökümü, sandık kurulları tarafından herkesin (halkın ve parti müşahitlerinin) gözü önünde, şeffaf bir şekilde yapılmıştır. Bu sayede seçim güvenliği sağlanmış ve sonuçlara olan güven artmıştır.
1946 uygulaması baskıya ve şaibeye açık antidemokratik bir yöntemken; 1950 uygulaması Türkiye'de gerçek anlamda çok partili demokratik hayata geçişi sağlayan, seçmen iradesini koruyan ve şeffaflığı esas alan modern seçim yöntemidir.
Onlineodev.com'a hoş geldiniz! Okul derslerinizdeki ödevleriniz ve anlamadığınız konular için aradığınız hızlı ve doğru cevapları burada bulabilirsiniz.
Türkiye Geneli Online Deneme Sınavlarına Katılın.