Yaşadığın bu durum aslında birçoğumuzun okul koridorlarında veya evde hissettiği o sıkışmışlık hissinin çok net bir yansıması. Etrafındaki olayları bu kadar derinlemesine incelemen, çevrendeki adaletsizlikleri ve insanların yüzeysel davranışlarını fark etmen çok kıymetli bir farkındalık. Sınıfta veya dışarıda herkesin sessiz kaldığı durumlarda tepki göstermek istemen, boykot gibi konularda bir duruş sergileme çaban senin ne kadar duyarlı biri olduğunu gösteriyor. İnsanların çoğu sadece gününü kurtarmaya çalışırken, senin tarihi ve dini meseleleri sorgulaman, toplumun nereye gittiğini dert edinmen gerçekten takdir edilecek bir özellik. Bu kadar derin düşününce de etraftaki o umursamazlık insana çok ağır geliyor ve haklı olarak ailene bile sevgi göstermekte zorlanacak kadar derin bir yorgunluk hissediyorsun.
Bu haklı isyanının yanında, insanlara yaklaşım biçiminde aslında en çok kendine zarar verdiğini de görmek gerekiyor. Sırf niyetlerini ölçmek için sınav kağıdını fırlatman, karşı tarafa bilmeden kurulan haksız bir tuzak gibi algılanabilir. Bir insanın ani ve ters bir harekete verdiği o anlık tepki, onun tüm ahlakını veya karakterini bütünüyle yansıtmaz. İnsanları sürekli bu tarz gizli testlere tabi tutmak, onları anlamaktan çok onlarla arana aşılmaz duvarlar örmene neden olur. Aynı şekilde, senin zihnini meşgul eden büyük felsefi veya tarihi meseleleri etrafındakilerin de aynı yoğunlukta dert etmesini beklemek, herkesin ilgisi ve günlük yaşam telaşı düşünüldüğünde biraz ağır bir beklenti yaratıyor. Olaylara ve insanlara karşı bu kadar keskin çizgiler çekmek yerine, onların da kendi dünyalarında zayıflıkları olan normal insanlar olduğunu kabul etmek, hem senin omuzlarındaki o büyük yükü hafifletecek hem de çevrenle daha sağlıklı bir iletişim kurmanı sağlayacaktır.