Aristokrasi, gücün ve devlet yönetiminin küçük, ayrıcalıklı bir soylu sınıfın elinde toplandığı bir sistemdir. Bu hükümet modelinde yöneticiler halkın oylarıyla veya seçimle işbaşına gelmezler. Bunun yerine yönetim hakkı kan bağıyla, yani nesilden nesile aile içinde aktarılır. Devleti yöneten bu kişiler genellikle geniş topraklara, büyük servetlere ve lord, kont veya dük gibi özel asalet unvanlarına sahip olan köklü ailelerden gelir. Hükümetin işleyişine baktığımızda, kanunların yapılması, vergilerin toplanması, savaş kararlarının alınması ve adaletin sağlanması gibi tüm devlet işleri sadece bu soylu sınıfın kontrolündedir. Kendi aralarında kurdukları meclisler veya danışma kurulları aracılığıyla devleti yönetirler. Toplumun geri kalanını oluşturan çiftçilerin, esnafların veya işçilerin siyasi hiçbir hakkı yoktur ve devlet işlerine karışamazlar. Onların tek görevi soyluların koyduğu kurallara uymak, çalışmak ve vergi vermektir. Bütün sistem, gücün ve zenginliğin sadece bu seçkin grubun elinde kalmasını sağlayacak şekilde düzenlenmiştir.