Arapçada "hel" kelimesi soru yapmak için kullandığımız mı/mi edatı, "huve" erkekler için kullanılan o zamiri, "tabbâh" ise aşçı demektir; yani soru "O aşçı mı?" diye soruyor. Sorunun hemen altında yer alan cevap cümlesi "لا، هُوَ..." (Lâ, huve...) şeklinde yani "Hayır, o..." diyerek başlıyor. Soruya hayır dendiği için aşçı dışında bir meslek seçmemiz ve cümlede erkekler için kullanılan "huve" zamiri bulunduğu için seçeceğimiz kelimenin eril (müzekker) yapıda olması gerekiyor. Şıklara sırasıyla baktığımızda A şıkkındaki "musteşfâ" kelimesi hastane anlamına geliyor. B şıkkındaki "tabîb" kelimesi erkek doktor demektir. C şıkkında yer alan "muzî'a" kelimesi kadın sunucu, D şıkkındaki "nâdile" kelimesi kadın garson anlamını taşıyor. E şıkkındaki "kulliyye" kelimesi ise fakülte demektir. Bir insandan bahsettiğimiz için hastane veya fakülte diyemeyiz, C ve D şıkları da dişil (müennes) kelimeler oldukları için huve zamirine uymazlar. Geriye kalan B şıkkını boşluğa yerleştirdiğimizde cümle "Hayır, o doktordur" anlamına kavuşur ve gramer olarak da tam bir uyum sağlar. Senin de kağıtta diğer şıkların üstünü çizip B şıkkını yuvarlak içine aldığını görüyorum, verdiğin cevap doğru