Hikmet, Abdülhamid döneminin aydın görüşlerini ve entelektüel atmosferini temsil eden bir karakterdir. 29 bölümden oluşan eserde, İzmir'de sürgün hayatından bunalan Doktor Hikmet’in Paris'teki zorlu yaşamı ele alınır.
Doktor Hikmet, İstanbul'da zengin bir ailenin oğludur. Babası Sultan Murat’ın destekçisi olduğu için yıllarca gözetim altında kalmıştır. Tıp eğitimini tamamladıktan sonra, İzmir’e sürgüne gönderilir. İzmir’de Gureba Hastanesi’nde çalışan Hikmet, özgür bir yaşam sürme arzusuyla Paris’e gitmeye karar verir. 1904 yılında İzmir’den kaçak olarak bir vapura binen Hikmet, Paris’te geçireceği bir yıl boyunca Fransız kültürünün hayalini kurduğu gibi olmadığını keşfeder. Paris'te tanıştığı bazı Jön Türklerle de etkileşimde bulunur. Ancak burada maddi zorluklar, kırık kalp, sağlık sorunları ve yalnızlık gibi sıkıntılarla yüzleşir. Bir yılın sonunda tüberküloza yakalanarak hayatını kaybeder. Hikmet’in cenazesi, maddi nedenlerden dolayı Paris’in kamuya açık bir mezarlığına gömülür.