Reşat Nuri Güntekin'in "Kavak Yelleri" adlı eserinde, Doktor Sabri'nin hayatı kendi ağzından yazılan günlükler aracılığıyla anlatılır. Hikaye, Sabri'nin karısı Celile'nin ölümü üzerine yaşamını sorgulaması ve İstanbul'dan Anadolu'da isimsiz bir kasabaya taşınmasıyla başlar. Doktor Sabri, idealist duygularla 1922 yılında Anadolu'ya gelir ve burada on yedi yıl boyunca hastalara bakar. İdealleri uğruna kasabada kalmaya karar verir, fakirlere yardım eder ve kasaba halkına şifa bulmaya çalışır.
Kasabaya geldiği ilk zamanlarda geri dönmeyi düşünürken, zamanla kasabanın önde gelen isimleriyle dostluk kurar. Hacı Müslim Bey'in kızı Celile'ye aşık olur ve evlenir. Celile'nin kanserden ölmesiyle, Sabri Bey yeniden İstanbul'a dönmeyi düşünür, ancak savaşın patlak vermesiyle bu plan ertelenir.
Sabri Bey'in kızı Cemile, kasabadaki bir ailenin oğlu Cemil'e aşık olur. Sabri Bey kızını bu aileye vermek istemese de, Cemile'nin arzusu doğrultusunda onları evlendirir ve düğünden sonra İstanbul'a gider. İstanbul'da bir otele yerleşir ve şehri gezmeye başlar. Ancak kasabadan tanıdığı insanlar onu bulur ve tekrar kasabaya dönmesi için ikna ederler. Sonunda Sabri Bey, Hasan Efendi ile birlikte kasabaya geri döner ve hayatına burada devam eder.