Turgut Özben, gazetelerde arkadaşı Selim Işık’ın vurularak intihar ettiğini öğrenir ve bu duruma şaşırarak araştırmaya koyulur. İlk olarak Selim’in arkadaşları Esat ve Metin ile konuşur. Metin, Selim’in ayrıldığı kız arkadaşının kendisiyle ilişki yaşadığını ve sonrasında bu ilişkinin bittiğini söyler. Esat ise, Selim’i çocukluk yıllarından tanıdığını ve onunla birlikte oyunlar oynadıklarını ifade eder.
Turgut, Selim’in diğer bir arkadaşı olan Kargı’yı da bulur ve onunla konuşur. Kargı, Selim’in kendisine yazdığı 600 sayfalık şiirden bahseder. Ayrıca, Selim’in Günseli adında bir kızla ilişkisinin olduğunu öğrenir. İlişkileri yavaş ilerlese de, Selim Günseli ile evlenmeyi reddetmiştir. Bir süre sonra Selim, içkiye düşkün hale gelir ve kendisini adeta bir kafeste yaşamaya başlamış gibi hisseder. Sonunda Günseli’ye bir mektup bırakıp intihar eder.
Selim’in ölümünden önceki son günlerinde hazırladığı "Tutunamayanlar" adlı bir ansiklopedide, kasabada doğduğunu ve sonrasında göç ettiklerini yazar. Askerlik görevini tamamladıktan sonra bir boşluk hissine kapılır. Kimseyle konuşmak istemez ve kendi dünyasına çekilir.
Turgut Özben, Selim’i araştırırken ve onun bir tutunamayan olduğunu anladığında, kendisinin de benzer şekilde bir tutunamayan olduğunu fark eder. Geleneklerin ve alışkanlıkların hayatını yönlendirdiğini görür. Bu farkındalıkla önce evini terk eder ve ardından bir trene binerek bu düzenden kaçma kararı alır.