Sömürge, genellikle bir devletin başka ulusları, devletleri veya toplulukları siyasal ve ekonomik egemenliği altına alarak yayılması veya yayılmayı istemesi durumudur. Sömürgeciler, sömürdükleri bölgelerin kaynaklarına, iş gücüne ve pazarlarına el koyar, aynı zamanda sömürgeleri altındaki halkın sosyo-kültürel ve dinî değerlerine baskı uygularlar. Sömürgecilik terimi, bu sistemi meşrulaştırmak veya yaymak için kullanılan inançlara da işaret edebilir ve genellikle sömürgecilerin kendilerini sömürdükleri insanlardan daha üstün gördüğü bir yapıdır.
Sömürgecilik, tarihsel olarak farklı dönemlerde ve çeşitli şekillerde ortaya çıkmıştır. Örneğin, 11. yüzyılda Rönesans ile birlikte Avrupa devletlerinin kıta dışında sömürgeler elde etmeleri, keşifler sonucu Kuzey ve Güney Amerika, Hindistan, Güneydoğu Asya ve Afrika’da birçok sömürgenin kurulmasına yol açmıştır. Kapitalizmin gelişmesiyle sömürgeler, ham madde kaynağı ve pazar olarak kabul edilmiştir. 20. yüzyılda yaşanan iki Dünya Savaşı, sömürgeciliğin gerilemesine neden olmuş ve 1960’larda başlayan hızlı uluslaşma süreci, sömürgeciliğin sonunu getirmiştir. Günümüzde sömürgelerin büyük çoğunluğu bağımsızlıklarını kazanmış durumdadır.