Gaflet, dini bir terim olarak kullanılmaktadır. Bu terim, en önemli görev olan Allah’a itaat ve ibadeti terk edip, önemsiz ve değersiz şeylerle uğraşmak, nefsine ve heveslerine boyun eğmek ve Allah’ı ve ahireti unutmak anlamına gelir. Yani, gerçek sorumluluklarını unutma durumuna gaflet denir.
Gaflet, insanın gereken şeyin önemini kavrayamama hali olarak ifade edilir. Bu, dikkatsizlik, yanılma ve ihmal anlamlarını içerir. Kur’an-ı Kerim’de, maddi ve manevi menfaatlerini bilen insanlara “zâkir” ve “ehl-i zikir”, bundan habersiz olanlara da “gāfil” denilmiştir. Gaflet içinde bulunanlar âhirette pişmanlık duyacaklardır.
Sûfîler gafleti ikiye ayırır ve bazı hallerde gafletin gerekli olduğuna inanırlar. Rahmet olan gaflet, kulluğun gereğini yerine getirmeye engel olmazken, ikincisi günaha giren kişiyi kulluk yapmaktan alıkoyar. Bazı âşık ve sıddîkların gaflete ihtiyaç duyduğu da olur. Ancak gafletin kalpten kovulmasının tek yolu Allah korkusudur.
Gaflet, insanın manevi yolculuğunda dikkat etmesi gereken bir durumdur. Bilinçli bir şekilde gafletten kaçınmak, daha derin bir anlayış ve uyanıklık gerektirir.