Devlet: Belirli bir ülke üzerinde yerleşmiş, zorlayıcı yetkiye sahip üstün bir iktidar tarafından yönetilen insan topluluğunun meydana getirdiği siyasal yapıdır.
• Millet: Belli bir coğrafya üzerinde yaşayan; ırk, dil, din, tarih, yasa, gelenek ve âdetlerin birliği; fiziki ve fikrî benzerlikler; ekonomik ihtiyaçların üretimi gibi sebeplerle birlikte yaşamak hususunda arzu duyan toplumdur.
• İktidar: İnsanları itaat etmeye ve kurallara uymaya zorlayabilme gücüdür. Bir diğer ifade ile bir kişinin (ya da grubun) diğerlerinin davranışlarını kontrol etmesini ifade eden toplumsal ilişkidir.
• Otorite: İktidarın meşru kullanımını belirleyen, toplumsal bir sistemde ortaya çıkan kurumsallaşmış ve meşru güçtür.
• Meclis: Üç büyük güçten “yasama” gücünü kullanan, seçilmiş insanlardan oluşan, demokratik devletlerde halk tarafından seçilen organdır.
• Hükûmet: Devlette eksiksiz bir çalışma yapılabilmesi için üç büyük güç (yasama, yürütme, yargı) içinde “yürütme” gücünü kullanan organdır.
• Seçim: Halkın mecliste kendi düşüncelerini savunması için kendileriyle benzer siyasi düşüncedeki insanları seçerek kendilerine vekil tayin etmek amacıyla gerçekleştirdikleri oy verme işlemidir.
• Siyasi Parti: Meclis içerisinde birbirleriyle benzer siyasi düşüncedeki insanların oluşturdukları, belli bir programa dayalı ve hükûmet kurarak programlarını uygulamayı amaçlayan gruplardır.
• Meşruiyet: Yasaya uygunluk, geçerlilik, yasallık.
• Birey: Bir toplumu oluşturan ve toplumun üyesi olan; öte yandan kendisini başkalarından ayıran, kendisine özgü bir kimliği olan her tek toplumsal insandır.
• Eşitlik: Toplumdaki bütün bireylerin haklar bakımından aynı statüye sahip olduğuna işaret eder. Bu kavramın hukuki, siyasi, sosyal ve ekonomik yönleri vardır.
• Sivil toplum: Devlet otoritesi ve kurumları dışında kendini yönlendirebilen, hak ve özgürlüklerini savunabilen özgür ve özerk vatandaşlardan oluşan toplumdur.
• Özgürlük: Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma, herhangi bir şarta bağlı olmama durumu veya her türlü dış etkiden bağımsız olarak insanın kendi iradesine, kendi düşüncesine dayanarak karar vermesi durumudur.
• Adalet: Yasalarda sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması.
• Hak: Kişiye çıkarlarını korumak, ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla hukuk düzeninin tanıdığı irade gücü veya hukuksal güçtür.
• Egemenlik: Bir toprak parçası ya da mekân üzerindeki kural koyma gücü ve hukuk yaratma kudretidir. Aynı zamanda bir devletin ülkesi ve uyrukları üzerindeki yetkilerinin tümünü ifade eder.