Atasözünün anlamı:
"Sabanın tutağına yapışan el aç kalmaz" atasözü, çalışmanın ve emek vermenin önemini vurgulayan bir sözdür.
Anlamı:
Bu atasözü, şu anlamlara gelir:
-
Çalışmanın karşılığı alınır: Sabanın tutağına yapışmak, yani tarlada çalışmak gibi bir eylem, kişinin emek verdiği işin karşılığını alacağını ifade eder. Bu, çalışmanın mutlaka karşılığını bulacağı ve kişinin aç kalmayacağı anlamına gelir.
-
Sabırlı olmak gerekir: Tarım işleri gibi bazı işler sabır ve emek ister. Bu atasözü, çalışırken sabırlı olmak ve pes etmemenin önemini vurgular.
-
Refah için çalışmak: Sabanın tutağına yapışmak, temelde geçimini sağlamak için yapılan bir iştir. Bu da çalışmanın insanın refahı için ne kadar önemli olduğunu gösterir.
Kısacası, bu atasözü, çalışmanın ve emeğin insan hayatındaki yerini ve önemini belirtir. Çalışan insanın aç kalmayacağı ve mutlaka karşılığını alacağı düşüncesini yansıtır.
Günlük hayattaki karşılığı:
-
İş hayatında: Çalışan herkesin geçimini sağlamak için çaba göstermesi gerektiğini hatırlatır.
-
Hayatın her alanında: Hedeflere ulaşmak için çalışmanın ve emek vermenin gerekli olduğunu vurgular.
Benzer anlamlara gelen diğer atasözleri:
-
Emek çürütmez.
-
Ter dökmeden kazanılmaz.
Bu atasözü, Türk kültüründe çalışmanın ve üretmenin kıymetli olduğu düşüncesini yansıtan önemli bir sözdür.
Atasözü nedir?
Uzun deneme ve gözlemlere dayanılarak söylenmiş ve halka mal olmuş, öğüt verici nitelikte sözlere atasözü denir.
Atasözleri, anlam özellikleri açısından üç bölümde ele alınır:
-
Gerçek Anlamlı Atasözleri: Tüm sözcüklerin gerçek anlamında kullanıldığı sözlerdir, mecazlı bir ifadeye yer verilmez. Çok konuşan çok yanılır. İnsanın canı acıyan yerindedir
-
Mecaz Anlamlı Atasözleri: Sözcüklerden en az birinin gerçek anlamı dışında kullanıldığı sözlerdir. Acı patlıcanı kırağı çalmaz. Rüzgar eken fırtına biçer (Rüzgar ve fırtına mecaz anlam taşımaktadır.)
-
Hem Gerçek hem Mecaz Anlamlı Atasözleri: İki anlama da gelebilecek şekilde kullanılan sözlerdir. Hamama giren terler. Mal canın yongasıdır. Ağaç yaş iken eğilir.