Var evi kerem evi, yok evi verem evi atasözü, Türkçede yaygın olan bir atasözdür. Bu atasözünün anlamı şöyledir:
Varlıklı ailenin durumu konuk ağırlamaya, gereken yerlere yardım etmeye, armağanlar vermeye elverişlidir; yoksul ailenin evinde sıkıntı ve dertten başka bir şey bulunmaz.
Bu atasözü, Türk kültüründe ve dilinde önemli bir yer tutar; çünkü gelenekleri, yaşanmışlıkları ve tecrübeleri anlatır. Dilimizde atasözü kullanımı oldukça yaygındır. Durum böyleyken atasözleri anlamları ile ilgili bilgi sahibi olmak önemlidir; çünkü anlamını bilmeden doğru bir kullanım yapmak olanaksızdır.
Bu atasözünün hikayesi ise şöyledir:
Bir zamanlar, bir kralın çok zengin ve mutlu olduğu söylenir. Kralın çok sayısına sahip olduğu için onlara her türlü armağan verirdi. Kralın en yakın dostu olan bir prens ise çok fakirdi. Prens, kralın bütün zenginliklerini görmek isterdi ama kral ona izin vermezdi. Prens, kralın zenginliğine saygısızlık etmek istemediği için ona sadık kalırken, içinde büyük bir hayal kurardı.
Bir gün, prensin annesi öldü ve prens babasına sarılıp ağladı. Kral da prensine acıdı ve ona her türlü yardım etmek istediğini söyledi. Prens de teşekkür etti ama kabul etmedi. Çünkü prens babasının zenginliğini görmek istiyordu.
Kral bunu duyunca çok üzüldü ve prensine bir dilek hakkı verdiğini söyledi. Prens de dileği dilemek istedi ama ne dileyeceğini bilemedi. Sonunda yine babasının zenginliğini görmek istediğini söyledi.
Kral bunu duyunca çok şaşırdı ama onun dileğini yerine getirmeye karar verdi. Kralın sarayına gelenlerden en güzel kadını seçip onunla evlendirdi. Prens de bu kadını sevmeye başladı ama kalbi başkasına aitti.
Prens’in annesinin ölümünden sonra kadının da öldüğünü öğrendi ve çok üzüldü. Kadının mezarına gidip ona son kez sarılıp vedalaştıktan sonra kendine geldi ve babasının sarayına gitti.
Kral da prensin gelmesini beklerken çok merak etti ve ona ne dediğini sordu. Prens de babasının sarayında yaşadığını söyledi ama aslında orada hiçbir şey bulamadığını söyledi.
Kral bunu duyunca çok sevindi ve prensine tekrar her türlü armağan vermeye devam etti. Ama prens artık hiçbir şey istemediği için bunları reddetmeye başladı.
Böylece zaman geçtikçe prens hem zengin hem de fakir oldu; hem mutlu hem de üzgün oldu; hem sevgili hem de düşman oldu
Atasözü nedir?
Uzun deneme ve gözlemlere dayanılarak söylenmiş ve halka mal olmuş, öğüt verici nitelikte sözlere atasözü denir.
Atasözleri, anlam özellikleri açısından üç bölümde ele alınır:
-
Gerçek Anlamlı Atasözleri: Tüm sözcüklerin gerçek anlamında kullanıldığı sözlerdir, mecazlı bir ifadeye yer verilmez. Çok konuşan çok yanılır. İnsanın canı acıyan yerindedir
-
Mecaz Anlamlı Atasözleri: Sözcüklerden en az birinin gerçek anlamı dışında kullanıldığı sözlerdir. Acı patlıcanı kırağı çalmaz. Rüzgar eken fırtına biçer (Rüzgar ve fırtına mecaz anlam taşımaktadır.)
-
Hem Gerçek hem Mecaz Anlamlı Atasözleri: İki anlama da gelebilecek şekilde kullanılan sözlerdir. Hamama giren terler. Mal canın yongasıdır. Ağaç yaş iken eğilir.