Zihnini oynatmak deyimi, bir kişinin yaşadığı çok büyük bir şok, aşırı stres, ağır bir acı, korku veya akıl almaz olaylar karşısında akli dengesini yitirmeye başlamasını, düşünce melekesini kaybetmesini ve normal mantıklı kararlar alamaz hale gelmesini ifade eder. İnsanın zihinsel dayanıklılığının tükendiği, olayları sağlıklı bir şekilde tahlil edemediği ve gerçeklikle bağının zayıfladığı durumları anlatmak için kullanılır.
Bu ifadenin temelinde insan zihninin taşıyabileceği yükün bir sınırı olması ve aşırı zorlayıcı durumlar karşısında ruhsal dengenin sarsılması yatar. Normal şartlar altında insanlar karşılaştıkları sorunlarla akıl ve mantık çerçevesinde baş etmeye çalışırlar. Ancak yaşanan bazı trajediler, üst üste gelen felaketler veya şoke edici gelişmeler beyin üzerinde öyle büyük bir baskı yaratır ki kişi artık düşüncelerini kontrol edemez ve adeta aklını kaçırma noktasına gelir. İşte zihnin bu olağanüstü baskıya dayanamayarak raydan çıkması durumu bu kavramla açıklanır.
Günlük hayatta bu ifade genellikle bir insanın aniden aldığı çok kötü bir haber karşısında şoka girmesi, mantıksız tepkiler vermesi veya aşırı zorlayıcı olaylar yüzünden psikolojik olarak yıprandığının belirtilmesi durumlarında dile getirilir. İnsanın akli melekelerinin zorlandığı, sağlıklı düşünme yetisinin zedelendiği anları çarpıcı bir benzetmeyle özetleyen bir ifade olarak karşımıza çıkar.