Zoru olmak deyimi, bir kimsenin ortada görünürde hiçbir neden yokken sıkıntılı, huysuz, öfkeli veya anlaşılmaz bir tutum sergilemesini, bir derdi veya alıp veremediği bir meselesi bulunmasını ifade eder. İnsanın dışarıdan bakıldığında anlam verilemeyen davranışlarının arkasında gizli bir sebebin, bir sıkıntının veya huzursuzluğun olduğunu belirtmek için kullanılır.
Bu ifadenin kökeninde insanın iç dünyasında yaşadığı baskı, çözemediği bir sorun veya birine karşı beslediği gizli bir kin yatar. Kişi günlük yaşamında ya da ilişkilerinde durduk yere sorun çıkardığında, etrafındakiler bu durumun sebebini anlamaya çalışırlar. Eğer o kişinin ortada mantıklı bir bahane yokken hırçınlaştığı görülürse, onun içten içe bir derdi olduğu düşünülür ve bu durum onun bir zoru olduğuna bağlanır.
Günlük hayatta bu ifade genellikle bir kişinin sebepsiz yere kapris yapması, sürekli muhalefet etmesi veya ters cevaplar vermesi durumunda dile getirilir. Çevresindeki insanların o kişiye "Acaba bir zoru mu var?" diye sorması, onun sergilediği olumsuz tavırların arkasındaki gizli nedeni merak ettiklerini gösterir. İnsanın içindeki huzursuzluğun dışarıya gerginlik olarak yansıdığı durumların özeti niteliğindedir.