Yanına kâr kalmak deyimi, bir kişinin yaptığı kötü bir davranışın, haksızlığın veya hatanın cezasız kalması, yaptığı kötülüğün yanına kar kalmış gibi o durumdan hiçbir zarar görmeden sıyrılması anlamına gelir. Bazen insanlar başkalarına zarar verir, kuralları çiğner veya haksız kazanç elde ederler. Biz de onların bu yaptıklarının karşılığını bulmasını, hak ettikleri cezayı çekmelerini bekleriz. Ancak olay kapanır ve o kişiler hiçbir sorun yaşamadan hayatlarına devam ederler. İşte böyle durumlarda o suçun veya haksızlığın cezasız kaldığını belirtmek için bu deyimi kullanıriz.
Bu deyimdeki kâr kelimesi aslında ticari bir kazancı ifade eder. Normalde kâr etmek güzel ve kazançlı bir şeydir ama burada bahsedilen kâr, yapılan kötü bir işin ardından kişinin hiçbir ceza almayarak sanki kazançlı çıkmış gibi rahat etmesidir. Adaletin yerini bulmadığı ve suçlunun elini kolunu sallayarak gezdiği durumları eleştirmek için söylenir.
Günlük hayatımızda, mesela okulda kopya çeken bir öğrencinin öğretmen tarafından yakalanmaması ve bu sayede yüksek not alması durumunda arkadaşlar arasında o kopya onun yanına kâr kaldı şeklinde konuşulur. Aynı şekilde yolda birine çarparak zarar veren ama hiçbir şey olmamış gibi kaçıp giden bir sürücü için de yaptığı hareket yanına kâr kaldı deriz. Bir haksızlığın karşılıksız kalmasının insanlarda yarattığı o adaletsizlik duygusunu anlatan en yaygın tabirlerden biridir.