Ye kürküm ye deyimi, bir kişiye sahip olduğu makam, zenginlik, dış görünüş veya giyim kuşamından dolayı değer verildiğini, saygı gösterildiğini ve bu tür dışsal unsurların insanlara hak etmedikleri halde ayrıcalık sağladığını eleştirel bir dille anlatmak için kullanılır. Bu ifade, toplumda bazen insanların iç dünyasına, bilgisine veya karakterine değil de dış görünüşüne, taşıdığı unvanlara ya da giydiği lüks kıyafetlere göre değer verilmesi durumunu gözler önüne seren en çarpıcı sözlerden biridir.
Bu deyimin arkasındaki mantığı daha derinlemesine incelediğimizde, Türk edebiyatının en önemli halk ozanlarından ve mizah ustalarından biri olan Nasreddin Hoca'nın meşru kürk hikayesi karşımıza çıkar. Rivayete göre Nasreddin Hoca, zenginlerin davet edildiği bir düğüne ilk olarak sıradan ve eski kıyafetleriyle gider, ancak kapıdakiler onu içeri almaz ve kimse yüzüne bakmaz. Durumu fark eden Hoca evine geri döner, üzerindeki en kıymetli ve gösterişli kürkünü giyip düğüne tekrar gelir. Bu kez ev sahibi ve davetliler tarafından büyük bir hürmetle karşılanır, başköşeye oturtulur ve önüne en güzel yemekler getirilir. Bunun üzerine Hoca, kürkün eteğini yemek tabaklarına doğru yaklaştırıp ye kürküm ye diyerek durumu ironik bir şekilde eleştirir ve ikramların kendisine değil üzerindeki kıyafete yapıldığını vurgular.
Günlük hayatta bu deyim, insanların sadece dış görünüşlerine, markalı kıyafetlerine, altına çektikleri arabalara veya sahip oldukları zenginliğe bakılarak baştacı edilmesini eleştirmek amacıyla sıklıkla tercih edilir. Bir kişinin gerçek kişiliği, erdemi veya bilgisi ikinci plana atılıp sadece dışarıdan görünen imajı sayesinde saygı görmesi toplumsal bir eleştiri konusu olduğunda bu ifadeye başvurulur. İş dünyasından sosyal ilişkilere kadar pek çok alanda, liyakatin yerini şekilciliğin aldığı durumlarda bu hikaye ve deyim akla gelir. Kısacası ye kürküm ye deyimi, insana değerin kendisinden ötürü değil, sahip olduğu mal mülk veya dış görünüş unsurları yüzünden verildiği çarpık düzeni ve bu durumun yarattığı komik ama düşündürücü adaletsizliği anlatan güçlü bir hiciv ifadesidir.