Yele vermek deyimi, sahip olunan malı, parayı, emeği veya imkanları dikkatsizce, gereksiz yere, savurganlıkla ve hiçbir fayda sağlayamayacak şekilde boşa harcamak, ziyan etmek anlamına gelir. Bu ifade, hayatın içinde değer verilen bir şeyin kıymeti bilinmeden elden çıkarılmasını ve rüzgara kapılıp uçup gitmesi gibi hızla tüketilmesini simgeleyen oldukça renkli bir benzetmedir.
Bu deyimin kökenindeki mantık, rüzgarın gücünden ve yönlendirilemez doğasından beslenir. Değerli eşyaları veya parayı rüzgara (yele) savurmak, onların bir daha geri gelmeyecek şekilde kaybolmasına yol açar. Günlük hayatta kazandığı parayı hiçbir yatırım yapmadan, gereksiz ve lüks harcamalarla kısa sürede tüketen insanlar için elindeki serveti yele verdi şeklinde bir anlatım tercih edilir. Sadece maddi varlıklar için değil, aynı zamanda uzun süren çalışmaların, verilen emeklerin veya harcanan zamanın boşa gitmesi durumunda da bu ifadeye başvurulur.
Tarihsel ve toplumsal bağlamda bu kalıp, bireylerin tutumsuzluğunun ve öngörüsüzlüğünün getirdiği pişmanlıkları gözler önüne sermek için sıkça kullanılır. Emeğin ve kazancın kutsal sayıldığı toplumlarda, onca çabanın bir çırpıda heba edilmesi büyük bir kayıp olarak görülür ve bu durum yele vermek sözüyle eleştirilir. Kısacası bu deyim, kıymetli bir değerin tedbirsizlik yüzünden rüzgara kapılıp gitmesini, yok olmasını ve geriye hiçbir şey kalmamasını anlatan güçlü bir ifadedir.