Yerin dibine geçmek deyimi, bir olay karşısında çok utanmak, aşırı derecede mahcup olmak ve mahcubiyetten ne yapacağını bilememek anlamına gelir.
Bir insan büyük bir hata yaptığında, söylediği bir yalan ortaya çıktığında ya da kalabalık içinde çok komik ve utanç verici bir duruma düştüğünde hissettiği duygular o kadar ağır gelir ki, o an orada bulunmak istemez. Sanki yer yarılsa da içine girsem, kimse beni görmese diye içinden geçirir. Mesela okulda kantinde yürürken elimizdeki tepsiyle yere düştüğümüzde ve bütün öğrencilerin gözü bir anda bize döndüğünde yüzümüz kızarır, terleriz ve o an hemen oradan kaybolmak isteriz. İşte bu görünmez olma, saklanma ve utancından ne yapacağını bilememe durumunu anlatmak için yerin dibine geçmek deyimini kullanırız. Bazen sırf kendimiz değil, çok sevdiğimiz bir arkadaşımız veya ailemizden biri herkesin içinde yanlış bir şey yaptığında bile onlar adına utanıp yerin dibine geçmiş gibi hissedebiliriz. Bu deyim, utanç duygusunun insanın üstünde bıraktığı o ağır ve o anlık her şeyden kaçmak isteyen ruh halini en iyi anlatan ifadelerden biridir.