Yıldırımla vurulmuşa dönmek deyimi, bir insanın hiç beklemediği çok şaşırtıcı, kötü veya sarsıcı bir olay karşısında ne yapacağını bilemez hale gelmesini anlatmak için kullanılır.
Bu deyim sadece şaşırmayı değil, genellikle insanda büyük bir yıkım veya derin bir sarsıntı yaratan durumları anlatmak için kullanılır. Beklenmedik bir anda gelen acı bir haber, çok büyük bir hayal kırıklığı ya da insanın tüm planlarını altüst eden ani bir olay karşısında yaşanan o ruhsal felç durumunu ifade eder.
Yıldırım doğada çok ani, gürültülü ve yıkıcı bir şekilde düştüğü için, deyimdeki benzetme de bu ani sarsıntıya dayanır. Bir insan böyle bir durumla karşılaştığında tıpkı yıldırım çarpmış gibi fiziksel ve zihinsel olarak bir anlığına tepki veremez, nutku tutulur ve olduğu yerde kalakaldığı bir şok evresi geçirir.
Örnek bir cümleyle açıklamak gerekirse: Sınavdan çok yüksek bir not beklerken zayıf aldığını öğrenince yıldırımla vurulmuşa döndü, uzun süre ağzını bıçak açmadı.
Burada kişinin hiç beklemediği bir sonuç karşısında yaşadığı büyük şaşkınlık, hayal kırıklığı ve o anki hareketsiz, sessiz kalma hali çok net bir şekilde anlatılır.