22 kez görüntülendi
Türkçe kategorisinde tarafından
önce tarafından yeniden gösterildi
<span itemprop="name">Yol iz bilmemek deyiminin anlamı nedir?</span>

1 cevap

0 beğenilme 0 beğenilmeme
tarafından

Yol iz bilmemek deyimi, dilimizde bir kişinin tecrübesizliğini, bilgisizliğini ve sosyal hayattaki acemiliğini anlatmak için kullanılan oldukça zengin anlamlı bir ifadedir. Bu deyimi tam olarak kavrayabilmek için öncelikle kelimelerin gerçek anlamına bakmak işi büyük ölçüde kolaylaştırır. Gerçek anlamda düşündüğümüzde, bilmediği bir arazide kaybolmuş, hangi yöne gideceğini, hangi patikayı veya ayak izlerini takip edeceğini bilmeyen bir insan aklımıza gelir. Bu kişi hedefine nasıl ulaşacağını bilemez, sürekli bocalar ve yanlış yollara sapar. İşte bu fiziksel kaybolma ve çaresizlik durumu, dilimizde harika bir benzetmeyle mecaz anlama taşınmış ve sosyal hayattaki acemilikleri tarif etmek için kullanılmaya başlanmıştır.

Mecaz boyutuyla incelediğimizde bu deyim, hayatın yazılı olmayan kurallarını, toplumun gelenek göreneklerini, nerede nasıl konuşulup nasıl davranılması gerektiğini bilmeyen kişileri tanımlar. İnsan ilişkilerinde son derece önemli olan görgü kurallarından bihaber olmak, büyüklere veya küçüklere nasıl davranılacağını kestirememek bu durumun en net örnekleridir. Kişi aslında kötü niyetli veya saygısız olmayabilir; yalnızca o ortamın gerektirdiği incelikleri, o işin usulünü ve adabını henüz öğrenmemiştir. Toplum içinde yersiz konuşan, yapılmaması gereken bir davranışı hiç çekinmeden yapan kişilerin bu toyluğu ve tecrübesizliği, yolda izini kaybetmiş birinin durumuna benzetilir.

Bu kavramı günlük hayattan durumlarla örneklendirdiğimizde taşlar zihnimizde çok daha iyi oturur. Daha önce hiç resmi bir kurumda çalışmamış, yeni mezun bir gencin ilk iş gününü düşünelim. Üstleriyle nasıl iletişim kuracağını, resmi kuralların nasıl işlediğini veya ofis kültürünü henüz deneyimlemediği için yaptığı istemsiz hatalar, yol iz bilmemesinden kaynaklanır. Bir başka örnekte, hayatı boyunca küçük bir köyde yaşamış birinin devasa bir büyükşehre ilk kez geldiğindeki şaşkınlığını, toplu taşımaya binerken veya kalabalık caddelerde yürürken yaşadığı bocalama hissini ele alabiliriz. Şehrin karmaşık kurallarına yabancı olan bu kişi de o hayatın yolunu izini henüz öğrenmemiş durumdadır. Bir misafirlikte nasıl oturup kalkacağını bilemeyen, kendisine ikram edilen bir şeye nasıl teşekkür edeceğini kestiremeyen tecrübesiz gençler için de büyüklerin bu deyimi sıkça kullandığını duyabiliriz.

Tüm bu açıklamalar ışığında, deyimin sadece fiziksel bir yön bulamama halini değil, pratik hayattaki deneyim eksikliğini bütünüyle temsil ettiğini görebiliriz. Bir işin yöntemini, adap ve erkanını kavramamış olmak, hayatta henüz yeterince pişmemiş olmak ve tecrübesizliğin getirdiği acemilik durumlarının hepsi, dilimizin bu köklü deyiminin ifade ettiği geniş anlam çerçevesinin içinde yer alır.

Onlineodev.com'a hoş geldiniz! Okul derslerinizdeki ödevleriniz ve anlamadığınız konular için aradığınız hızlı ve doğru cevapları burada bulabilirsiniz.

Türkiye Geneli Online Deneme Sınavlarına Katılın.

...