Yük altına girmek deyimi bir insanın zor bir işin sorumluluğunu kendi isteğiyle üstlenmesi veya ağır bir görevi yerine getirmeyi kabul etmesi demektir. Bir işin bütün zahmetini, riskini ve yorgunluğunu göze alarak o işi başarmak için elini taşın altına koyan kişiler için bu ifadeyi kullanırız. Genellikle başkalarının kaçındığı ya da cesaret edemediği durumlarda birinin öne çıkarak ben bu işi yaparım demesi bir yük altına girmektir. Bu durum sadece iş hayatıyla sınırlı kalmaz; bazen bir arkadaşımıza yardım etmek için zor bir söz verdiğimizde veya ailemiz için büyük bir fedakarlık yapmaya karar verdiğimizde de yük altına girmiş oluruz. Bu deyim kişinin omuzlarına manevi bir ağırlık aldığını ve bu ağırlığın getirdiği sorumlulukla hareket edeceğini çok güzel tarif eder. Bir işin sonundaki başarısızlık ihtimalini bile bile o görevi kabul etmek büyük bir kararlılık göstergesidir. İnsanlar bir hedefi gerçekleştirmek ya da sevdikleri insanlara destek olmak için bu ağır yükü seve seve kabul edebilirler. Fiziksel bir ağırlıktan ziyade zihinsel ve duygusal bir sorumluluktan bahsedildiği için bu deyim Türkçede çok sık tercih edilir.