Bir kişinin ailesine, çevresine veya mensup olduğu topluluğa yaptığı kötü bir iş ya da işlediği bir suç nedeniyle utanç getirmesi demektir. Bu deyim, o kişinin sergilediği olumsuz davranış yüzünden sadece kendisinin değil, yakınlarının da toplum içinde başının eğilmesine ve saygınlıklarını yitirmesine sebep olan durumlar için kullanılır. Yani yapılan hata, sanki o topluluğun temiz ismine sürülmüş kara bir leke gibidir. Örneğin, dürüstlüğüyle tanınan bir ailenin bir ferdi dolandırıcılık yaparsa, o kişi ailesinin yüz karası olmuş olur. Bu deyim, bir kişinin karakterindeki veya eylemindeki o büyük lekeyi ve bunun başkalarına yaşattığı derin mahcubiyeti ifade eder.