Bir kişinin daha önce yaptığı hatalar, verdiği sözleri tutmaması veya sergilediği yanlış davranışlar nedeniyle başkasının karşısına çıkacak cesareti bulamaması demektir. Ortada o kadar büyük bir mahcubiyet veya utanılacak bir durum vardır ki o kişi artık karşı tarafın yüzüne bakamaz hale gelmiştir. İnsanlar arasında güven sarsıldığında veya birine karşı çok ayıp bir şey yapıldığında bu deyim kullanılır. Örneğin bir arkadaşından ödünç aldığı eşyayı bozan ve bunu defalarca tekrarlayan birinin, artık o arkadaştan yeni bir şey istemeye yüzü kalmaz. Yani bu deyim aslında bir nevi "utanma hakkını tüketmek" gibi bir anlam taşır.