“Kaşağı”, Ömer Seyfettin tarafından yazılmış bir hikayedir ve ana fikri, yalan söylemenin ve iftiranın zararlarını göstermektir. Hikaye, küçük bir çocuk olan Ömer’in, işlediği bir suçu kardeşi Hasan’ın üzerine atması ve sonrasında yaşanan vicdan azabını konu alır.
Özet: Ömer ve Hasan, ailesiyle birlikte büyük bir çiftlikte yaşayan iki kardeştir. Ömer, atları çok sever ve onları kaşımak ister, ancak Dadaruh adındaki atların bakıcısı buna izin vermez. Bir gün Ömer, annesinin İstanbul’dan gönderdiği değerli bir kaşağıyı gizlice alır ve atları kaşımaya çalışır. Ancak kaşağının dişleri çok sivri olduğu için atlar rahatsız olur. Ömer, kaşağının dişlerini duvara sürterek köreltmeye çalışır, fakat başarılı olamaz ve öfkeyle kaşağıyı taşla kırar. Babası kırık kaşağıyı bulunca suçluyu arar ve Ömer, suçu kardeşi Hasan’a atar. Hasan, babası tarafından cezalandırılır ve eve hapsedilir. Hasan, üzüntüden kuşpalazı hastalığına yakalanır ve sonunda ölür. Ömer, kardeşinin ölümünden sonra büyük bir vicdan azabı çeker.
Bu hikaye, basit bir yalanın bile ne kadar büyük sonuçlara yol açabileceğini ve insanın içindeki suçluluk duygusunun ne kadar ağır olabileceğini anlatır. Ömer Seyfettin, bu hikayeyle okuyuculara, özellikle çocuklara, dürüstlüğün önemini ve yalanın zararlarını vurgulamak istemiştir.