Ölü mevsim, işlerin veya alışverişin az olduğu, durgun geçtiği zaman dilimi anlamına gelir. Bu terim genellikle ticaretin yavaşladığı, turizm sektöründe müşteri sayısının azaldığı veya belirli ürünlere olan talebin düştüğü dönemler için kullanılır. Örneğin, bir sahil kasabasında yaz mevsimi dışında turist sayısı azaldığında, o dönem "ölü mevsim" olarak adlandırılabilir.
Ölü mevsim, sadece ticari faaliyetlerle ilgili değil, aynı zamanda diğer alanlarda da görülebilir. Örneğin, bir tiyatro veya konser salonunda, belirli dönemlerde seyirci sayısı az olabilir ve bu dönemler de "ölü mevsim" olarak nitelendirilebilir.
Ölü mevsimin etkileri, işletmeler ve çalışanlar üzerinde farklı şekillerde görülebilir. İşletmeler, gelirlerinde düşüş yaşayabilir, bu nedenle maliyetlerini kısmak veya farklı pazarlara yönelmek zorunda kalabilirler. Çalışanlar ise işten çıkarılma riskiyle karşı karşıya kalabilir veya gelirlerinde azalma yaşayabilirler.
Ölü mevsimle başa çıkmak için işletmelerin ve çalışanların farklı stratejiler geliştirmesi önemlidir. İşletmeler, indirimler yaparak, kampanyalar düzenleyerek veya farklı ürünler sunarak müşteri çekmeye çalışabilirler. Çalışanlar ise ek gelir elde etmek için farklı işler yapabilir veya kendilerini geliştirecek eğitimler alabilirler.