“Hacı hacı olmaz gitmekle Mekke’ye, dede dede olmaz gitmekle tekkeye” atasözü, sadece dış görünüşe veya biçimsel eylemlere dayanarak bir işin veya ibadetin gerçek anlamda yapılmış sayılamayacağını vurgular. Bu atasözü, bir işte veya ibadette asıl olanın iyi niyet, samimiyet ve içtenlik olduğunu belirtir. Yani, sadece Mekke’ye gitmekle kişi gerçek anlamda hacı olmaz; aynı şekilde, sadece tekkeye gitmekle de kişi gerçek anlamda derviş veya dede olmaz. Atasözü, gerçek başarı ve manevi olgunluğun, yüzeysel eylemlerden çok, kişinin gönlünü ve ruhunu işine vermesiyle elde edilebileceğini ifade eder.