Çıra kelimesi, Farsça dilinden Türkçe’ye geçmiştir. TDK sözlüğüne göre çıra kelimesinin anlamı şu şekildedir:
-
Çam vb. reçineli ağaçların yağlı ve çabuk yanmaya elverişli bölümü
-
Bu bölümden küçük küçük kesilerek hazırlanmış, tutuşturma ve aydınlatma işlerinde kullanılan parça
-
Lamba
Örnek cümle:
-
Elinde güçlü bir çıra vardı, onu yüksekte tutarak yolculara yol gösteriyordu.
Meşale kelimesi de Arapça kökenlidir ve TDK’ye göre anlamı şu şekildedir:
-
Ucunda alev çıkarabilen yanıcı bir madde bulunan, aydınlatmaya yarayan değnek
-
Bir düşüncenin öncüsü
Örnek cümle:
-
Galip, ıssız bir gece içinde, ılık bir bahçede, bir havuz kenarında yanan bir meşaledir.
Kına kelimesi ise Türkçe’de “kına, lawsonia inermis bitkisinden elde edilen boyar madde” anlamına gelir. Arapça kökenlidir. Kına, saç ve elleri boyamakta kullanılan toz olarak da bilinir.
Örnek cümle:
-
Kına gecesi gelinlerin ellerine kına yakılır.