"Eli cebine gitmemek" deyimi, bir kişinin para harcamayı hiç sevmediğini ve cimri olduğunu anlatmak için kullanılır. Bir yerde hesap ödeneceği zaman ya da bir şeye para verilmesi gerektiğinde, bu kişilerin para vermek istemediğini ve hep başkalarının ödemesini beklediğini ifade eder. Parasına kıyamayan, bir şeyler ısmarlamaktan veya masraf yapmaktan kaçınan kişiler için bu deyimi kullanırız.
"Eli cebine gitmemek" deyimini biraz daha açarak anlatayım. Arkadaşlarımızla veya ailemizle dışarı çıkıp bir kafede çay içtiğimizde veya yemek yediğimizde garson hesabı getirir. Normalde herkes kendi payını ödemek veya hesabı karşılamak için cüzdanını çıkarmak amacıyla elini cebine veya çantasına atar. Ancak bazı kişiler para harcamayı hiç sevmedikleri için hesap ödeme sırası geldiğinde çok yavaş davranırlar ve hesabı ödemekle hiç ilgilenmezler. Başka bir yere bakarlar ya da etraftaki diğer kişilerin ödemesini beklerler.
İşte sanki parayı çıkarmamak için elleri ceplerine bilerek gitmiyormuş gibi görünür. Bu deyim sadece yemek hesaplarında değil, birine hediye alınacağı zaman veya ortak bir masraf çıkacağında da kullanılır. Para harcanması gereken her durumda masraftan kaçan, cebindeki parayı vermeye kıyamayan cimri ve pinti insanlar için bu ifadeyi kullanırız. Yani o kişinin gerçekten elini cebine sokamadığı için değil, parasından ayrılmak istemediği için mecaz anlamda böyle söyleriz.