Ağız kelimesinin eş anlamlısı olarak dudak, gaga, kavşak, kenar ve lehçe kelimeleri kullanılabilir. Ağız kelimesi Türkçe kökenli olup birçok farklı anlamı vardır.
Ağız kelimesinin açıklaması ise şöyle:
-
Ağız, yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ anlamına gelir. Ağız aynı zamanda bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü anlamına da gelir.
-
Örnek cümleler:
-
Ağzını açtığında dişlerinin sarılığını gördüm.
-
Ağzından bal damlıyordu, herkes ona inanıyordu.
-
Ağız, kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı anlamına da gelir. Ağız aynı zamanda bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer veya koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı anlamına da gelir.
-
Örnek cümleler:
-
Şişenin ağzını sıkıca kapattım.
-
Nehrin ağzında balık tutmaya gittik.
-
Ağız, birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer veya kesici aletlerin keskin tarafı anlamına da gelir. Ağız aynı zamanda üslup, ifade biçimi veya uç, kenar anlamına da gelir.
-
Örnek cümleler:
-
Dört yol ağzında bekliyorum seni.
-
Bıçağın ağzını dikkatli kullanmalısın.
-
Onun ağzı çok bozuktu, kimseye saygısı yoktu.
-
Topun ağzında duruyordu, bir adım daha atsa düşecekti.
-
Ağız, aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili veya bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü anlamına da gelir. Ağız aynı zamanda abdest almak için su içmek anlamına da gelir.
-
Örnek cümleler:
-
Karadeniz ağzıyla konuşan birini duyunca çok şaşırdım.
-
Bu şarkının Rumeli ağzıyla söylenmiş versiyonunu çok seviyorum.
-
Namaz kılacağı zaman ağız alırken çok dikkatli olmalısın.