111 kez görüntülendi
Tarih kategorisinde tarafından
<span itemprop="name">Akşemseddin, Ali Kuşçu ve Uluğ Bey’in çalışmaları ile ilgili bir bilim gazetesi hazırlayınız.</span>

1 cevap

0 beğenilme 0 beğenilmeme
tarafından

Bilim Gazetesi

Akşemseddin, Ali Kuşçu ve Uluğ Bey’in Çalışmaları

Akşemseddin, Ali Kuşçu ve Uluğ Bey, 15. yüzyılda yaşamış üç önemli Türk bilim insanıdır. Bu üç isim, astronomi, matematik, fizik, tıp, felsefe ve dil bilimi gibi alanlarda yaptıkları çalışmalarla hem doğu hem de batı medeniyetlerine katkıda bulunmuşlardır. Bu yazımızda, bu üç bilim insanının hayatları ve çalışmaları hakkında kısaca bilgi vermek istiyoruz.

Akşemseddin (1389-1459)

Akşemseddin, 1389 yılında Şam’da doğmuştur. Babası, Timur’un ordusunda görevli bir subaydır. Akşemseddin, küçük yaşta babasını kaybettikten sonra annesiyle birlikte Anadolu’ya göç etmiştir. Bursa’da medrese eğitimi almış ve daha sonra İstanbul’a yerleşmiştir. Akşemseddin, hem bir hekim hem de bir mutasavvıf olarak tanınmıştır. Tıp alanında yazdığı Mikyâsü’t-Tıb adlı eserinde veba hastalığına karşı önlemler önermiştir. Ayrıca mikroskopun mucidi olarak kabul edilmektedir. Akşemseddin, Fatih Sultan Mehmet’in hocası olmuş ve ona İstanbul’un fethinde destek vermiştir. Akşemseddin, 1459 yılında Göynük’te vefat etmiştir.

Ali Kuşçu (1403-1474)

Ali Kuşçu, 1403 yılında Semerkand’da doğmuştur. Babası, Uluğ Bey’in kuşçusu olduğu için ailesi “Kuşçu” lakabıyla anılmıştır. Ali Kuşçu, küçük yaşta matematik ve astronomiye ilgi duymuş ve bu alanlarda Kadızade Rumi, Gıyaseddin Cemşid ve Muînuddîn Kâşî gibi ünlü alimlerden ders almıştır. Daha sonra Kirman’a giderek ilim çalışmalarına devam etmiştir. Burada yazdığı Hall-ü Eşkâl-i Kamer adlı risale ile Ay’ın şekillerini anlatmıştır. Ali Kuşçu, Semerkand’a döndükten sonra Uluğ Bey’in yardımcısı ve rasathanesinin müdürü olmuştur. Uluğ Bey’in ölümünden sonra Osmanlı Devleti’ne sığınmış ve Fatih Sultan Mehmet’in davetiyle İstanbul’a gelmiştir. Ali Kuşçu, astronomi ve matematik alanında birçok eser yazmıştır. Bunlardan en önemlisi Zeyc-i Cedit Sultani adlı zicidir. Bu zicde Uluğ Bey’in rasathanesinde yapılan gözlemlerin sonuçlarını düzeltmiş ve yeni hesaplamalar yapmıştır.

Uluğ Bey (1394-1449)

Uluğ Bey, 1394 yılında Sultaniye’de doğmuştur. Babası Timur’un oğlu Şahruh, annesi Gevher Şad Begüm’dür. Timur tarafından sevilen Uluğ Bey, “emîr-i kebîr” unvanını almıştır. Uluğ Bey, babasının ölümünden sonra Horasan’ın hükümdarı olmuştur. Uluğ Bey, devlet işleriyle ilgilenmenin yanında ilimle de meşgul olmuştur. Semerkand’da bir medrese ve bir rasathane kurmuştur. Bu rasathanede Kadızade Rumi, Gıyaseddin Cemşid ve Ali Kuşçu gibi alimlerle birlikte gözlemler yapmıştır. Uluğ Bey’in en büyük eseri Zeyc-i Kürkani adlı zicidir. Bu zicde yıldızların yerlerini, gezegenlerin hareketlerini, güneş ve ay tutulmalarını, ekliptik eksenin eğimini ve dünyanın yüzölçümünü hesaplamıştır. Uluğ Bey, 1449 yılında oğlu Abdüllatif Mirza tarafından öldürülmüştür .

Uluğ Bey, Ali Kuşçu ve Akşemseddin, 15. yüzyılda Türk bilim tarihinin en parlak isimleridir. Bu üç bilim insanının çalışmaları, hem kendi dönemlerinde hem de sonraki yüzyıllarda birçok bilim insanına ilham ve kaynak olmuştur. Bu üç bilim insanını saygı ve minnetle anıyoruz.

Onlineodev.com'a hoş geldiniz! Okul derslerinizdeki ödevleriniz ve anlamadığınız konular için aradığınız hızlı ve doğru cevapları burada bulabilirsiniz.

Türkiye Geneli Online Deneme Sınavlarına Katılın.

...