Nevruz Bayramı, Türk dünyasında baharın gelişini ve doğanın yeniden canlanışını kutlayan en eski ve en önemli bayramlardan biridir. Nevruz, Türklerin millî, manevî, felsefî, sosyal, estetik düşünceleriyle şekillenen ve millî kültürün oluşmasında önemli görevler üstlenen bir bayramdır. Birçok destan ve efsanemizde de karşımıza çıkan Nevruz, ‘Gök Tanrı’ dini çerçevesinde insan, tabiat ve Tanrı münasebetlerini öne çıkaran bir bayramdır.
Nevruz Bayramı’nın tarihi çok eskilere dayanmaktadır. Bazı kaynaklara göre, Nevruz’un kökeni M.Ö. 8. yüzyıla kadar uzanmaktadır. Bazı kaynaklara göre ise, Nevruz’un kökeni Türklerin Orta Asya’da yaşadıkları döneme kadar gitmektedir. Nevruz, Türklerin yeniden doğuş bayramı olarak da bilinir. Nardugan (Nartugan) denilen bayram 21 Aralık’ta başlıyor 21 Mart’ta Nevruz olarak tamamlanıyor. Çünkü 21 Mart ekinoksta (dönence) gece ve gündüz eşitleniyor. 21 Mart’ta bahar geliyor, doğa yeniden canlanıyor.
Nevruz Bayramı’nın kutlanışı Türk dünyasının farklı bölgelerinde küçük farklılıklar gösterse de genel olarak ortak özellikler taşımaktadır. Nevruz Bayramı’nda ateş yakılır, demir dövülür, yumurta boyanır, ağaç dikilir, çeşitli oyunlar oynanır, şenlikler düzenlenir, dualar edilir ve ziyafetler verilir. Nevruz Bayramı’nda barış, sevgi, kardeşlik ve dayanışma duyguları ön plana çıkar. Nevruz Bayramı’nda Türk dünyasının ortak kültürü, tarihi ve değerleri yaşatılır ve gelecek nesillere aktarılır.