Deyimler, genellikle gerçek anlamından uzak, kendine özgü bir anlam taşıyan kalıplaşmış söz öbekleridir. Türkçede sıklıkla kullanılan deyimler, ifadeyi daha zengin ve etkileyici kılmak amacıyla söylenir ve dilin anlatım gücünü artırır. Her deyimin kendine has bir anlamı vardır ve bu anlamlar genellikle doğrudan kelime anlamlarından çıkarılamaz.
A ile Başlayan Deyimler ve Anlamları
Abayı yakmak: Birine aşırı bir biçimde gönül vermek, tutulmak, âşık olmak
Açığa vurmak: Belli etmek, ortaya çıkarmak
Adamdan saymak: Bir kimseye gereğinden fazla değer vermek, saygı duymak
Ağzına kilit vurmak: Susmak
Akşama kalmak: İş gecikmek, bitmemek
Ayağının altına almak: Tekme ile dövmek
Azıcık aşım ağrısız başım: “derdim olmasın da başka bir şey istemem” anlamında kullanılan bir söz
B ile Başlayan Deyimler ve Anlamları
Baltayı taşa vurmak: Farkında olmayarak birine dokunacak sözler söylemek, pot kırmak
Başına kaynar sular dökülmek: Üzüntülü veya kötü bir olay karşısında birdenbire büyük bir sıkıntı duymak
Başı bağlı olmak: Evli olmak
Beyni sulanmak: Düzgün düşünemez olmak, bunamak
Biçilmiş kaftan: Bütünü ile uygun, elverişli (iş)
Boy ölçüşmek: Yarışmak
Burnu sızlamak: Duygulanmak
C ile Başlayan Deyimler ve Anlamları
Can atmak: Şiddetle arzu etmek, çok istemek
Cebi delik: Tutumlu olmayan kimse
Ciğerine işlemek: Kötü söz, kötü davranış çok dokunmak, etkilemek
Cuk oturmak: Tam yerine denk gelmek, uygun gelmek, yakışmak
Cüret etmek: Saygı sınırlarını aşarak davranmak
Ç ile Başlayan Deyimler ve Anlamları
Çalıp çırpmak: Hırsızlık yapmak
Çekip çevirmek: Hâle yola koymak, yönetmek
Çığırından çıkmak: Kontrol edilemez hale gelmek
Çile çekmek: Büyük sıkıntı ve üzüntü içinde yaşamak
Çürük çarık: Sağlam olmayan, işe yaramaz
D ile Başlayan Deyimler ve Anlamları
Dalga geçmek: Eğlenmek, alay etmek
Derdini dökmek: Derdini, sıkıntılarını ayrıntılı olarak anlatmak, dile getirmek
Dırdır etmek: Bezginlik verecek kadar çok konuşmak
Dokuz doğurmak: Merakla, heyecan içinde, sabırsızlıkla beklemek
Dört dönmek: Telaş içinde çare aramak
E ile Başlayan Deyimler ve Anlamları
Ekmeği ile oynamak: Geçim kaynağını tehlikeye düşürmek
El etek çekmek: Vazgeçmek
Ense yapmak: Hiçbir iş yapmadan yan gelip yatmak
Esip gürlemek: Sinirli bir biçimde kızmak, bağırmak
Eşref saati gelmek: İş görecek kimsenin ters davranmayarak, güçlük çıkarmayarak uysallık göstermesi
F ile Başlayan Deyimler ve Anlamları
Falso vermek: Açık vermek
Ferman dinlememek: Yasa, kural, yol yöntem tanımamak
Fikir yürütmek: Bir konu üzerine düşüncesini söylemek
Fiyat biçmek: Bir değer için ödenecek para karşılığını belirlemek
Fondip yapmak: Bir solukta, bir dikişte içmek
Foyası meydana çıkmak: Bir olay dolayısıyla bir kimsenin kötü niteliği ortaya çıkmak
G ile Başlayan Deyimler ve Anlamları
Gafil avlamak: Umulmadık, beklenmedik bir zamanda yakalamak, zor duruma düşürmek
Gelip çatmak: Vakti gelmek, kaçınılmaz olmak
Gık dememek: Sesini çıkarmamak, karşı çıkmamak, yakınmamak
Göğsü kabarmak: Övünç duymak, kıvanmak, iftihar etmek
Gün görmek: Sıkıntı içinde yaşamak
H ile Başlayan Deyimler ve Anlamları
Haddini bilmek: Konumuna, durumuna uygun davranmak
Hesaba katmak: Dikkate almak, göz önünde bulundurmak
Hevesi kursağında kalmak: İstediği, imrendiği şeyi elde edememek
Hır çıkarmak: Kavga, gürültü çıkarmak
Hor kullanmak: Dikkat etmeyerek hoyratça kullanmak
I ile Başlayan Deyimler ve Anlamları
Icığını cıcığını çıkarmak: İncelenmemiş, elden geçirilmemiş hiçbir yerini bırakmamak
Ikınıp sıkınmak: Bir iş yapabilmek için kendini çok zorlamak
Iska geçmek: Hedefe rast getirememek
Iskartaya çıkarmak: Değersiz bularak bir yana atmak
Işık tutmak: Düşüncesiyle kılavuzluk etmek, konuyu aydınlatıcı düşünceler söylemek
İ ile Başlayan Deyimler ve Anlamları
İç çekmek: Üzüntüyle derinden soluk almak
İki çift laf etmek: Bir araya gelerek sohbet etmek
İliğini kurutmak: Canından bezdirecek kadar sıkıntı vermek
İpe un sermek: Geçersiz birtakım nedenler ileri sürerek istenilen işi yapmaktan kaçınmak
İstifini bozmamak: Aldırış etmeyip durum ve davranışını değiştirmemek
K ile Başlayan Deyimler ve Anlamları
Kabak tadı vermek: aşırı tekrarlanması, sürdürülmesi yüzünden bir şeyden doygunluk, yorgunluk veya bıkkınlık duyarak onu istemez duruma gelmek
Kabuğuna çekilmek: Dışarısı ile olan ilişkilerini kesmek, kimse ile görüşmemek
Kafası atmak: öfkelenmek, kızmak
Kem gözle bakmak: Kötü niyetle bakmak
Kemerini sıkmak: Tutumlu davranmak, açlığa ve susuzluğa katlanmak
Kendini kaptırmak: Bir şeyin etkisinden kurtulamayacak duruma düşmek
Kısmeti açılmak: Kendisiyle evlenmek isteyen biri çıkmak
Kulağını çınlatmak: Birini anmak
L ile Başlayan Deyimler ve Anlamları
Laf atmak: Sözle sarkıntılık etmek
Laf taşımak: Dedikodu ederek laf götürüp getirmek
Laklak etmek: Karşılıklı, gelişigüzel, havadan sudan konuşmak
Leke sürmek: Birine onurunu sarsacak biçimde iftirada bulunmak, suç yüklemek
Leyleği havada görmek: Çok gezmek
Lokmasını saymak: Sofrada yemek yiyen bir kimsenin ne kadar yediğine dikkat etmek
M ile Başlayan Deyimler ve Anlamları
Madara etmek: Kötü duruma düşürmek
Makas almak: Birinin yanağını orta parmak ile işaret parmağı arasına alıp sıkıştırmak
Mekik dokumak: İki nokta veya durum arasında sürekli gidip gelmek
Midesi kazınmak: Çok acıkmak
Mukayyet olmak: Korumak, gözetmek
Mürekkep yalamak:
N ile Başlayan Deyimler ve Anlamları
Nalları dikmek: Çok okumuş, yazmış olmak
Nefesi kesilmek: Güç soluk alacak duruma gelmek veya soluğu büsbütün durmak
Niyet etmek: Bir şeyi yapmayı zihinde tasarlamak
Not düşmek: Not yazmak
Nutku tutulmak: Korkudan, şaşkınlıktan veya öfkeden konuşamaz olmak
Nutuk çekmek: Uzun, sıkıcı bir konuşma yapmak
O ile Başlayan Deyimler ve Anlamları
Ocağına düşmek: Birine koruması için sığınmak veya yardım etmesi için yalvarmak
Oh çekmek: Birinin kötü duruma düşmesine sevinmek
Oluruna bırakmak: İşi belli bir amaca göre değil, kendi akışı içinde yürütmek
Omuz silkmek: Aldırmamak, önem vermemek
Ortada kalmak: Güç bir durumda veya iki şey arasında kalmak
Ö ile Başlayan Deyimler ve Anlamları
Ödü patlamak: Çok korkmak
Ölçüyü kaçırmak: Yiyip içmekte veya davranışlarda aşırı gitmek
Ömür çürütmek: Uzun zaman emek vermiş olmak veya boşuna vakit geçirmiş olmak
Özenip bezenmek: Bir işi ayrıntılarına varıncaya değin büyük bir özenle ve titizlikle yapmak
Özür dilemek: Yaptığı bir yanlıştan ötürü bağışlanmasını istemek
P ile Başlayan Deyimler ve Anlamları
Paçaları sıvamak: Bir iş yapmaya güçlü bir biçimde, istekle hazırlanmak
Paniğe kapılmak: Ne yapacağını bilememek
Peşine takılmak: Ardından gitmek
Posta koymak: Birini korkutmak, gözdağı vermek
Put gibi durmak: Sessiz, anlamsız bir bakışla ve kımıldamaksızın durmak
R ile Başlayan Deyimler ve Anlamları
Rahat batmak: İyi bir durumdayken bu durumu olmayacak sebepler yüzünden bırakanlar için sitem yollu söylenen bir söz
Rayına oturtmak: Bir işi yoluna, yöntemine koymak, düzgün işler duruma getirmek
Rengi atmak: Korku, heyecan vb. sebeplerle benzi sararmak
Rest çekmek: Herhangi bir konuda sert ve kesin olarak son sözü söylemek
Ruhu bile duymamak: Bir işin yapıldığını hiç mi hiç sezmemek, anlamamak
Ruhunu teslim etmek: Ölmek
S ile Başlayan Deyimler ve Anlamları
Sabrı taşmak: Artık katlanamaz, dayanamaz duruma gelmek
Saçına ak düşmek: Yaşlanmak
Saçını başını yolmak: Çok üzülmek
Salık vermek: Tavsiye etmek
Sebil etmek: Bol bol vermek, dağıtmak
Seferber olmak: Birçok kimse bir iş, bir amaç için bütün olanaklarıyla girişmek
Seyirci kalmak: Bir olay karşısında hiçbir tepki göstermeyerek işe karışmamak
Su yüzüne çıkmak: Görünür olmak
Ş ile Başlayan Deyimler ve Anlamları
Şad olmak: Memnun ve mutlu olmak
Şeref vermek: Onurlandırmak, şereflendirmek
Şeşi beş görmek: Yanlış görmek
Şeytan dürtmek: Durup dururken uygunsuz, kötü bir davranışta bulunmak
Şifayı kapmak: Hastalanmak veya hastalığı artmak
Şirazesi kaymak: Akıl dengesini kaybetmek
T ile Başlayan Deyimler ve Anlamları
Taban tepmek: Uzun yol yürümek
Tarihe geçmek: Önemi bakımından unutulmayacak bir durum kazanmak
Tefe koymak: Biri hakkında alaylı dedikodu yapmak
Tepesi atmak: Birdenbire öfkeye kapılmak
Tırnak göstermek: Korkutmak, gözdağı vermek
Tiye almak: Biriyle alay etmek
U ile Başlayan Deyimler ve Anlamları
Ucuz atlatmak: Zor veya tehlikeli durumdan az zararla sıyrılmak
Umurunda olmamak: Aldırmamak
Uyku çekmek: Kısa süreli uyumak
Uzağı görmek: İleride ne olacağını kestirmek
Uzun etmek: Tartışmayı sürdürmek
Ü ile Başlayan Deyimler ve Anlamları
Üçe beşe bakmamak: Fiyat üzerinde küçük farkları önemsememek
Üste çıkmak: Suçlu olduğu hâlde karşısındakini suçlamak
Üstüne düşmek: Bir kimseyle veya bir şeyle çok ilgilenmek
Üstüne yatmak: Hakkı yokken bir şeyi kendine mal etmek
Üstüne yürümek: Korkutmak, yıldırmak amacıyla saldıracakmış gibi yapmak
V ile Başlayan Deyimler ve Anlamları
Vakit geçirmek: Oyalanmak
Verip veriştirmek: Ağzına geleni söylemek
Vız gelip tırıs gitmek: Önemsememek, aldırış etmemek
Volta atmak: Bir aşağı bir yukarı dolaşmak
Vücuda getirmek: Ortaya çıkmak, oluşmak, meydana gelmek
Y ile Başlayan Deyimler ve Anlamları
Yabana atmak: Önem vermemek
Yeğ tutmak: Bir şeyi öbürüne göre daha iyi, üstün veya önemli saymak
Yıldızı barışmamak: Aralarında görüş, düşünce ve duygu ayrılıkları bulunup birbirlerinden hoşlanmamak
Yol almak: Yolda ilerlemek
Yuva kurmak: Evlenmek
Z ile Başlayan Deyimler ve Anlamları
Zaman öldürmek: Boş şeylerle vakit geçirmek
Zılgıt yemek: Azar işitmek
Zihnini kurcalamak: Çözülmesi gerekli bir konu üzerinde durmak
Zil takıp oynamak: Çok sevindiğini belli etmek
Zokayı yutmak: Aldatılıp zarara sokulmak