Zaman, tüm varolanların birbirlerinin yerini alarak zincirlendikleri sonsuz süre olarak tanımlanabilir. Zaman, tüm varolanları içinde bulunduran sınırsız yeri dile getiren uzay kavramıyla sıkıca bağımlı olarak maddenin varolma biçimlerinden başlıcasını dile getirir. Zamanın ölçümü ise, belirli olaylar arasındaki süreyi belirlemek için kullanılan bir yöntemdir. Örneğin, saatler, güneşin doğuşu ve batışı, mevsimler gibi zamanın akışını gösteren fenomenler zamanın ölçümü için kullanılabilir.
Arabasının camına 10 dakika sonra geleceğini yazan bir insanın ne zaman gittiğini anlamak için, zamanın ölçümüne başvurmak gerekir. Bu durumda, insanın gittiği zamanı belirlemek için iki olasılık vardır:
-
Birincisi, insanın gittiği zamanı tam olarak bilmek istiyorsak, arabasının camına yazdığı notun yanında bir saat de bırakmış olması gerekir. Bu şekilde, notu okuyan kişi saatteki saate bakarak insanın ne kadar süre önce gittiğini hesaplayabilir. Örneğin, notta “10 dakika sonra döneceğim” yazıyorsa ve saat 15:05’i gösteriyorsa, insanın 14:55’te gittiği anlaşılır.
-
İkincisi, insanın gittiği zamanı yaklaşık olarak bilmek istiyorsak, arabasının camına yazdığı notun yanında bir saat bırakmamış olsa bile, çevredeki ipuçlarından yararlanabiliriz. Örneğin, notu okuyan kişi arabanın motorunun sıcak olup olmadığına, camların buğulanıp buğulanmadığına, park yerinin doluluk durumuna veya diğer araçların plakalarına bakarak insanın ne kadar süre önce gittiğini tahmin edebilir. Bu yöntem tam olarak doğru olmayabilir, ancak yaklaşık bir fikir verebilir.