Dürüstlük Pınarı
Bir zamanlar, bir köyde yaşayan iki arkadaş vardı. Adları Ali ve Veli’ydi. Bu arkadaşlar, çok iyi anlaşıyorlardı. Birlikte oyun oynuyor, birlikte ders çalışıyor, birlikte geziyorlardı. Ancak, aralarında bir fark vardı. Ali, çok dürüst bir çocuktu. Her zaman doğruyu söyler, kimseyi kandırmaz, yalan söylemezdi. Veli ise, dürüst olmayan bir çocuktu. Sık sık yalan söyler, başkalarını aldatır, hile yapardı.
Bir gün, bu arkadaşlar, köyün yakınındaki ormana gittiler. Orada, güzel bir pınar gördüler. Pınarın yanında, bir de tabela vardı. Tabelada şöyle yazıyordu:
“Bu pınar, dürüstlük pınarıdır. Buradan su içenler, bir dilek tutabilirler. Ancak, dilek tutmadan önce, kendilerine bir soru sorulacaktır. Eğer soruya doğru cevap verirlerse, dilekleri gerçek olur. Eğer soruya yalan cevap verirlerse, dilekleri tersine döner.”
Ali ve Veli, bu tabelayı okuyunca, çok şaşırdılar. Böyle bir şeyin mümkün olup olmadığını merak ettiler. Ali, denemeye karar verdi. Pınardan bir bardak su aldı ve içti. Hemen sonra, bir ses duydu:
“Sana bir soru soracağım. Dürüstçe cevap ver. Bugün okulda öğretmenine yalan söyledin mi?”
Ali, bu soruya şaşırmadı. Çünkü, o gün okulda öğretmenine yalan söylememişti. Ödevini yapmış, derse çalışmış, sınıfta uslu durmuştu. Bu yüzden, cesurca cevap verdi:
“Hayır, bugün okulda öğretmenime yalan söylemedim.”
Ses, tekrar duyuldu:
“Doğru cevap verdin. Şimdi, bir dilek tutabilirsin.”
Ali, çok sevindi. Bir dilek tuttu. Dileği, babasının hasta olduğu için alamadığı bisikletiydi. Dileğini tuttuktan sonra, gözlerini açtı. Karşısında, parlak bir bisiklet gördü. Bisikletin üzerinde, adı yazıyordu. Ali, çok mutlu oldu. Bisikletine binip, arkadaşına döndü.
Veli, Ali’nin bisikletini görünce, çok kıskandı. O da, pınardan bir bardak su aldı ve içti. Hemen sonra, bir ses duydu:
“Sana bir soru soracağım. Dürüstçe cevap ver. Bugün okulda arkadaşına hile yaptın mı?”
Veli, bu soruya korktu. Çünkü, o gün okulda arkadaşına hile yapmıştı. Ödevini yapmamış, derse çalışmamış, sınıfta yaramazlık yapmıştı. Bu yüzden, yalan cevap verdi:
“Hayır, bugün okulda arkadaşına hile yapmadım.”
Ses, tekrar duyuldu:
“Yalan cevap verdin. Şimdi, bir dilek tutabilirsin. Ama, dileğin tersine dönecek.”
Veli, çok üzüldü. Bir dilek tuttu. Dileği, Ali’nin bisikletiydi. Dileğini tuttuktan sonra, gözlerini açtı. Karşısında, kırık bir bisiklet gördü. Bisikletin üzerinde, adı yazıyordu. Veli, çok pişman oldu. Bisikletini alıp, arkadaşından uzaklaştı.
Ali, Veli’nin başına gelenleri görünce, çok üzüldü. Ona, dürüst olmanın önemini anlattı. Veli, Ali’nin sözlerini dinledi. Dürüst olmanın, hem kendisi hem de başkaları için daha iyi olduğunu anladı. Ali’ye teşekkür etti. Arkadaşlıkları, daha da güçlendi.
Bu hikaye, bize, dürüst olmanın önemi hakkında bir ders verir. Dürüst olursak, hem kendimizi hem de başkalarını mutlu ederiz. Dürüst olmazsak, hem kendimizi hem de başkalarını üzeriz. Dürüstlük, hayatımızın en değerli erdemidir.