“Önce Ekmekler Bozuldu”, Oktay Akbal’ın 1946’da yayımlanan ilk kitabıdır. Kitap, yazarın yazmak ve yaratmak tutkusuna kapılan bir genç olarak 1940’lı yıllarda yazdığı öyküleri içerir. Bu öyküler, günümüzde 1940’lı yılların belgesel anısına dönüşmüştür.
Kitabın ana teması, İkinci Dünya Savaşı’nın yarattığı savaş sonrası çöküntüyü atmosfer olarak taşıyan ve İstanbul’daki yaşam mücadelesini anlatan öykülerdir. Oktay Akbal, bütün eserlerinde karşımıza çıkan derin insan sevgisini soyut bir kavram olmaktan çıkarıp kendi yaşantısıyla bütünleştirir.
Kitapta yer alan bazı alıntılar şunlardır:
-
“Gelmesini beklesem hiç gelmez. Zaten insan beklediği, özlemini duyduğu şeylere zor kavuşur!”
-
“Mutluluk denen şey, insanoğlunun gerçekleşmemiş bir hayali, gereksiz bir umuduydu.”
-
“Önce ekmekler bozuldu, sonra her şey… Çünkü yer yüzünde savaş vardı, insanlar sebebini bilmeden, düşünmeden ölüyor, öldürüyorlardı.”
-
“Şu dünya bir kere daha değişecek. Belki eski halini almaz, ama zarar yok, gidenler gitti, gelenler gelsin, insanlar gülmesini, ağlamasını yeniden öğrensin.”
-
“Bende yalnızlığın kalabalığı var.”
-
“Bırakın, ben istediğim gibi düşüneyim. Yanlış, doğru…”
-
“Kendimin hamalı olmaktan bıktım. Yük gittikçe artıyor, kendimi taşıyamaz oldum.”
-
“Mazi sadece gelmiş geçmiş zamandı. Hatıralar da insanı üzen boş şeylerdi.”