“Küçük Ağa”, Tarık Buğra’nın yazdığı bir romandır. Kurtuluş Savaşı yıllarında, siyasal karar ve tartışma merkezlerinin uzağında, Kuvvacı/Millici denilen, ama ne oldukları, neyi temsil ettikleri pek bilinmeyen birilerinin açtığı savaşa katılıp katılmamanın vebalini tartarak bir karar verme durumunda kalan insanları anlatır.
Romanın baş kahramanı Çolak Salih’tir. Salih, I. Dünya Savaşı yıllarında cephede bir kolunu kaybetmiştir. Üç yıl cephede savaştıktan sonra memleketi Konya – Akşehir’e trenle gelir. Salih, kolunu kaybetmenin eksikliğiyle ruhsal bir çöküntü yaşamaktadır. Bir süre tren istasyonunda durakladığı sırada çocukluk arkadaşı Niko ile karşılaşır. Niko, Rum bir ailenin çocuğudur.
Salih, köy halkıyla konuşmak ve hasret gidermek için köy kahvesine gider. Ancak, Salih’in aklı karışmıştır. Bir yandan evinin bahçesini satmak istemektedir, diğer yandan ise kendisine bir oyun oynandığından şüphelenmektedir.
Tarık Buğra’nın kendi deyişiyle Küçük Ağa, destanlara yakışır bir konuyu ele almasına rağmen, destan değil, gerçekliği anlatan bir romandır. İttihatçıların ve Kuvvacıların değil, inanç ve gelenek kalıtıyla başbaşa, ilk kez kendisi ve kendi adına geleceği için karar vermeye çalışan bir ahalinin “kahramanı” olduğu bir roman.