Yukarıdaki alıntıdan hareketle, İslamiyet öncesi Arap Yarımadası’ndaki siyasi ve sosyal durum hakkında bazı çıkarımlarda bulunabiliriz:
-
Sosyal Durum:
-
Arapların çoğu göçebe yaşam tarzını benimsemişti.
-
Yerleşik hayat tarzı sadece Hicaz (Mekke–Medine–Taif) ve Yemen gibi bölgelerde mevcuttu.
-
Arap kabileleri birbirine saldırılar düzenleyerek mal, çocuk ve kadın kaçırıyorlardı.
-
Bu tür olaylar uzun süre devam eden kan davalarına yol açmıştır.
-
Toplumda kadınlara önem verilmemiş ve kız çocukları diri diri toprağa gömülmüştür.
-
Ekonomik Durum:
-
Bedevilerin başlıca geçim kaynağı hayvancılıktı.
-
Yerleşik Araplar, ziraat ile uğraşmış ve başta tahıl ve hurma yetiştirmişlerdir.
-
Araplar ticareti en iyi meslek olarak kabul ediyorlardı.
-
Mekkeliler, ticaretle uğraşan Medinelileri ve denizle uğraşan Ummanlıları küçümserlerdi.
-
Hint ve Afrika’dan gelen mallar, Filistin, Suriye ve Irak’ta satılırdı.
-
Mekkeliler, ticaret sayesinde Arabistan dışında olup biten olaylardan da haberdar oluyorlardı.
Bu çıkarımlar, İslamiyet’in doğuşu öncesinde Arap Yarımadası’nın karmaşık ve çeşitli bir sosyal ve ekonomik yapıya sahip olduğunu göstermektedir. İslam’ın yayılmasıyla birlikte bu durum önemli değişikliklere uğramıştır.