SABAHA DOĞRU
Uyandığımda daha karanlıktı. Pencereyi ardına kadar açtım. Yaprak kıpırdamıyordu. Odanın içine gecenin serinliği girdi. Gece de girdi sanki. Nemli, yapışkan bir hava. İlkin hoşa gidiyor, sonra üşütüyor insanı. Karanlıkta bir şey göremedim. Evler uykuda, insanlar uykuda, doğa uykuda…
Kişi, bazen kendinden başka biri gibi oluyor. Yalnızken biz başka biriyiz. Kalabalıkta, insanların yanında başka biri! Gerçek kişiliğimizi böyle bir gece yarısı, bir sabaha karşı buluveriyoruz. Öylesine, birdenbire, habersizce… Kişi kendini bulunca, kimsesiz bir evrende kendisiyle baş başa kalınca, başlıyor bir hesaplaşma. İçimizdeki çelişkiler, yalanlar, tasarılar, umutlar, yenilgiler bir bir çıkıyor orta yere. Birer canlı yaratık kesiliyorlar, sizi bir sanık gibi karşılarına alıp başlıyorlar sorgulara
çekmeye.
(…)
Çaresiz hesaplaşacaksın kendi kendinle! Senden taşmış, senden çıkmış o hesapçılarla! Yaşantının, düşüncelerinin, düşlerinin hesabını vereceksin. Soracaklar “Bunu neden yaptın, şunu niçin söyledin, öyle yaparken neydi amacın, falancanın ardından, filancanın önünden konuşurken neydi
o sözcüklerin anlamı?” Daha da gerilere gidecek sorgular: İlkokul günlerine dek. Babanla, ananla,ailenle, dostlarınla, arkadaşlarınla, sevdiklerinle, sevmediklerinle arandaki her çeşit ilişkilere dek.
Her eylemin, her düşüncenin bir karşıtı vardı, niye o yolu tutmadın? O yolu tutsan başka bir hesaplaşmada yine böyle korkmayacak mıydın? Yanıldım ya da yanılmadım, buna inandım ya da inanmadım, bilerek yaptım ya da bilemedim, göremedim demeyecek miydin o zaman da?
(…)
Hesaplaşmak böyledir hep. Her zaman hesap sorulabilir. Öyle de yapsan
Metne Dair
Oktay Akbal, eserle- böyle de… Kim olursan ol! Ne zamanı var, ne yeri. Gecenin ortasında senin
rinde günlük hayatı ve içinden savcılar, yargıçlar çıkıverir dışarı, alırlar seni, ortalarına, sorarlar
insan psikolojisini ele bütün yaşantının yanılgılarını, kuşkularını, tersliklerini, acılarını, sevinçalmıştır. lerini…
En zoru budur hesap vermenin… Kişinin kendisine hesap verebilmesidir. Kimseler kaçamaz bir gece yarısı, bir sabaha karşı kendi içinden çıkacak sorgucuların işkenceli sorularından. Kimse! Sabaha, ilk güneş ışığının altına, ilk sabah esininin önüne çıktığınızda içinizde bir ağırlık yoksa, dünyaya, insanlara karşı bir utanç, bir kuşku, bir düşmanlık yoksa, adımlarınızı rahat atıyorsanız, bir garip sevinç kıpır kıpır oynuyorsa gizli bir yerinizde, bilin ki o hesaplaşmadan ak alınla çıkmışsınız. Kurtulmuşsunuz iç işkencecilerin elinden. Ne zamana kadar? Yeni bir hesap verme gecesine, yeni bir iç sorguya…
Bu, yalnız benim öyküm değil. Bir gece yarısı, bir sabaha karşı uyanıp da gelmiş geçmiş gelecek önünde tek başına, kendi vicdanı, aklı, duygusu önünde hesap veren ben değilim yalnız. Siz de böyle geceler, böyle sabahlar geçirdiniz çok. Hatırlamıyor musunuz? Bir görevi yerine getirmemenin, bir işten sıyrılmanın, bir sorumluluktan kaçmanın, daha kötüsü çevrenize, yakınlarınıza, insanlara bilerek, bilmeyerek kötülükler yapmanın acısı çökmedi mi üzerinize zaman zaman? Kendi içinizdeki güçler çekmedi mi
sizi de o sorguların en çetinine? Bu, sizin geceniz. Bu, sizin sorgunuz. Bu, sizin iç dünyanızdan kopan fırtına. “Ben” dediğim hem benim, hem de ben değilim. Sizsiniz o “ben”…
Oktay AKBAL, Tarzan Öldü
METNİ ANLAMA VE ÇÖZÜMLEME
1. Okuduğunuz metinde geçen “İlkin hoşa gidiyor, sonra üşütüyor insanı.”, “Kişinin kendisine hesap verebilmesidir.” cümlelerinde altı çizili kelime gruplarının anlamlarını cümlenin bağlamından hareketle tahmin ediniz. Tahminlerinizi TDK’nin Türkçe Sözlük’ünden kontrol ediniz.
2. Yazar “Birer canlı yaratık kesiliyorlar, sizi bir sanık gibi karşılarına alıp başlıyorlar sorgulara çekmeye.” sözüyle ne anlatmak istemiştir? Metinden hareketle açıklayınız.
3. Metinde anlatıcının öznel davranması metnin dil ve anlatımını nasıl etkilemiştir?
4. Okuduğunuz metinde millî ve manevi değerlerle ilgili hangi unsurlar yer almaktadır? Belirtiniz.
5. Metnin konusunu veren cümlelere örnekler bulunuz.
6. Metinde anlatıcıyı ve hangi bakış açısının kullanıldığını belirleyiniz.
7. Okuduğunuz metinde kullanılan anlatım biçimleri ve düşünceyi geliştirme yollarını bularak aşağıdaki şemalara yazınız.
Anlatım Biçimleri :……………………………….
Düşünceyi Geliştirme Yolları :………………………………………
8. Metindeki yardımcı düşüncelerden hareketle metnin ana düşüncesini belirtiniz.
DİL BİLGİSİ
1. Aşağıdaki paragrafın ana düşüncesini belirtiniz.
Bu, yalnız benim öyküm değil. Bir gece yarısı, bir sabaha karşı uyanıp da gelmiş geçmiş gelecek önünde tek başına, kendi vicdanı, aklı, duygusu önünde hesap veren ben değilim yalnız. Siz de böyle geceler, böyle sabahlar geçirdiniz çok. Hatırlamıyor musunuz? Bir görevi yerine getirmemenin, bir işten sıyrılmanın, bir sorumluluktan kaçmanın, daha kötüsü çevrenize, yakınlarınıza, insanlara bilerek, bilmeyerek kötülükler yapmanın acısı çökmedi mi üzerinize zaman zaman?
Kendi içinizdeki güçler çekmedi mi sizi de o sorguların en çetinine? Bu, sizin geceniz. Bu, sizin sorgunuz. Bu, sizin iç dünyanızdan kopan fırtına. “Ben” dediğim hem benim, hem de ben değilim. Sizsiniz o “ben”…
2. Sabaha Doğru adlı metnin giriş, gelişme ve sonuç bölümlerini metin üzerinde gösteriniz.
3. Aşağıdaki parçada yazımı yanlış olan kelimeleri bulunuz. Bulduğunuz kelimelerin altını çiziniz.
12 Temmuz 1982 pazartesi günü, tüm gün yollarda dolaştım; hava gerilimliydi o gün. Biran tozlu bir sıcak basdırıyor sonra birdenbire gök yüzü yağmur yüklü bulutlarda dolu veriyordu. Üstümde bollanmış kot pantalonum, sırtıma yapışmış uçuk mavi tşörtümle tüm gün dolandım tozlu sokaklarda. Yazacağım birşeyi düşünüp duruyordum.